01 Eylül 2008 Pazartesi
Gönderen
Gokche
zaman:
21:11
2
yorum
Bu yazıya verilen bağlantılar
29 Ağustos 2008 Cuma
Gönderen
Gokche
zaman:
23:48
1 yorum
Bu yazıya verilen bağlantılar
28 Ağustos 2008 Perşembe
Gönderen
Gokche
zaman:
15:57
1 yorum
Bu yazıya verilen bağlantılar
Gönderen
Gokche
zaman:
15:34
1 yorum
Bu yazıya verilen bağlantılar
27 Ağustos 2008 Çarşamba
Gönderen
Gokche
zaman:
23:45
5
yorum
Bu yazıya verilen bağlantılar
Ardından
Neşe Ersoy
Gönderen
Gokche
zaman:
00:28
0
yorum
Bu yazıya verilen bağlantılar
25 Ağustos 2008 Pazartesi
Gönderen
Gokche
zaman:
22:00
2
yorum
Bu yazıya verilen bağlantılar
21 Ağustos 2008 Perşembe
Gönderen
Gokche
zaman:
20:38
0
yorum
Bu yazıya verilen bağlantılar
17 Ağustos 2008 Pazar
Gönderen
Gokche
zaman:
22:31
4
yorum
Bu yazıya verilen bağlantılar
15 Ağustos 2008 Cuma
Gönderen
Gokche
zaman:
20:03
4
yorum
Bu yazıya verilen bağlantılar
13 Ağustos 2008 Çarşamba
Gönderen
Gokche
zaman:
22:31
3
yorum
Bu yazıya verilen bağlantılar
12 Ağustos 2008 Salı
Gönderen
Gokche
zaman:
20:56
2
yorum
Bu yazıya verilen bağlantılar
öylesine başlar herşey...
sonra;
onu biraz daha tanımaya başlarsın belki moralinin bozuk olduğu bi`gece MSN`de sana moral verir, belki de yolda rastladığında dayanacak bir omuz olur.. senin için ya da konuşurken sana bi`sıkıntısını anlatır ve senden yardım ister.. bunu yaparken o kadar tatlıdır ki ama üzülmesi artık seni de ilgilendirir olmuştur, çünkü artık soranlara -he evet tanıyorum- değil, -aa arkadaşım o benim ya, çok iyidir- demeye başlarsın..
daha sonra;
ilk başta fark etmezsin ama onun geçtiği yollardan “belki karşılaşırız” diye daha sık geçersin.. MSN’de herkesi kovalayıp bi onla konuşursun.. sana öyle bi`his verirki sanki senden başka kimseyle bunları paylaşmamış, kimseye bu kadar açık bi şekilde kendini ifade etmemiş gibi. herşeyini anlatır sana, bazen acı çektiğini anlatır bazende sevinçlerini paylaşır.. her ne olursa olsun onunla konuşmak onu dinlemek sana zevk vermeye başlar.. bazen sadece o anlatır sen susarsın ve içinden sadece şu geçer; -böyleleri var mı hala ya?- ya da -hayret, böylesi bana denk gelir miydi ya?- dersin..
ve daha da sonra;
artık o senin arkadaşın değil dostundur. o senin hayatın hakkında düşündüğünden daha az şey bilse de sen onun hakkında herşeyi bilirsin senden uzakta olduğunda ansızın ağzından dökülen kelimeler seni hem şaşırtır hemde çok mutlu eder ve her daim keşke şu an yanımda olsan değişi kulaklarında çınlar artık o senin vazgeçilmezlerinden olmuştur.. çünkü diğerlerinden daha çok şey paylaşmışsınızdır.. yada sen öyle sanıyosundur..
çook sonraları;
birden sanki birisi bi iğne batırmış gibi bazı şeyler bazı eksiklikler oturmaya başlar. farkedersinki artık seni dinlemiyordur evet sen onun için hala değerlisindr ama seni içini dökmek için kullanması ve senin bi`sorunun olduğunda sadece dinliyor gibi yapması yavaş yavaş acı vermeye başlar.. hala soranlara “dostum” dersin buruk bi gülümsemeyle ama onlar artık senin ona daha farklı baktığını bilirler ve bu dostluktan öte bi his dercesine sırıtırlar. sende farkındasındır ama bu güne kadar kusursuz giden bişeyler ters gitmektedir artık. bu durumu düzeltmek için elinden geleni yaparsın. sen bunun için çabalarken o dünya onun etrafında dönüyormuşçasına umursamaz bi`şekilde bildiğini okumaya devam eder ve bazen seni kırdığının farkında bile olmaz..
daha çok sonraları;
evet artık inkar faydasızdır bu arkadaşlıktan öte bi`şeydir.. çünkü onu hem annesi kadar düşünüp hem ondan bahsederken ağzının kulaklarında olmasını başka şekilde açıklayamazsın. ama hani olurya akşamları sessizliği dinlersin ve düşünürsün işte o anlarda bi`hıçkırık dolar boğazına çünkü her defasında sen aramışsındır, sen konuşmuşsundur, sen “Selam” demişsindir & yine sen onu çok düşünmüşsündür.. ona nasihatlar vermişsindir, oysa sana sadece “sen benim için çok değerlisin” demiş yanısıra hiç bir özveride yada incelikte bulunmamış seni dinlememiştir bile. sana bazen başka duyguların sinyallerini verirken bi gün pat dye eski sevgilisiyle barıştığını söyler bunu bile o kadar tatlı bi dille söyler ki - sevmiyorum ya ama nefrette etmiyorum, bakalım n`olacak o kadar değer vermiyorum- ama aslında böyle değildir yavaş yavaş bir başkası senin emek verdiğin üzerine titrediğin şeyi alıp götürür uzaklaştırır senden ve o kişiye sen yakın bir akraba olarak tanıtılırsın ki kıskanmasın buna bile boyun eğer susarsın neticede onun tarafından bakıldığında sen onun dostusun ve böyle bişey istemesi seninde yapıyor olman doğaldır diiğ mi?
en son olarak;
birgün arkadaşlarının sana bas bas bağarmasını duyamamış olmana şaşarsın çünkü artık sende anlıyorsundur ki onun hayatında ilk sıralarda olduğunu düşünürken aslında o ilk sıraları çoktan doldurmuş sana da en arkalarda ufak bi koltuk ayırmıştır.. sessizce oturursun asıl hakettiğin yere! onun hayatına bu kadar uzaktan bakmak ve aslında her zaman burdan baktığını ama ısrarla ayağa kalkıp önlere yürümeye çalıştığını fark edersin işte bu canını yakar.. (ne yani şimdi de suçlumuyum? -evet suçlusun! çünkü en baştan ona hak ettiğinden fazla değer verdin oysa o sana hak ettiğin değeri verdi- bkz; arka koltuk! acımasızca da gelse birine yüzde yüz inanmadan (eğer sen öyle olduğuna inanıyorsan ve etrafındakiler aksini söylüyorsa bi dinle onları da) kimseye hayatının ön koltuklarını verme, bırak boş kalsın.. kırılmaktan üzülmekten hatta sonunda acı çekmekten iyidir.. belki uzun süre beklersin ama doğru kişi çıktığında beklediğine değecektir unutma!
Gönderen
Gokche
zaman:
20:55
2
yorum
Bu yazıya verilen bağlantılar
08 Ağustos 2008 Cuma
Ormanlar yaniyor yanan her agac yuregimizi dagliyor. Artik millet olarak harekete gecme zamani gelmistir. El ele verelim ve bu afetlerin önune gecelim. Baslattigimiz yangin ucagi alim kampanyasina destek verin, gelecegimizin ellerimizden yitip gitmesine seyirci kalmayin.
Yangin Ucagi Alim Kampanyasina Katilmak İsteyenler:
Kampanyaya katilim icin banka hesap numaralari
- Ziraat Bankasi Heykel Sb. 1925
- Halk Bankasi Anit Sb. 16001925
- İs Bankasi Ankara Sb. 8001925
- Vakifbank Ankara Sb. 1925
- Finansbank Siteler Sb. 1925
- Yapi Kredi Bankasi Mesrutiyet Sb. 1925
- Garanti Bankasi Ulus Sb. 1925
- Sekerbank Yenisehir Sb. 1925
- Akbank Ankara Sb. 1925
Turkiye’nin her yerinden yapilan islemlerde bu subelere havale masrafi ödemeksizin yardim kampanyasina katilabilirsiniz.
Ayrica ;
- Butun GSM operatörleri faturali hatlarindan “Yangin” yazip 3919’a kisa mesaj gönderebilirsiniz. Mesaj bedeli 6 YTL’dir.
- Yangın Ucagi Alim Kampanyasina destek olmak icin www.thk.org. tr web sayfamizdaki bagis kismindan açıklama alanına
yangin ucagi alim kampanyasi ibaresini yazarak kredi karti ile odeme yapabilirsiniz.
- Size en yakin Turk Hava Kurumu Subesine ugrayarak makbuz karsiliginda bagis yaparak kampanyaya destek verebilirsiniz.
Haydi Turkiye tek yurek olalim…
Gönderen
Gokche
zaman:
23:05
0
yorum
Bu yazıya verilen bağlantılar
07 Ağustos 2008 Perşembe
Gönderen
Gokche
zaman:
22:08
0
yorum
Bu yazıya verilen bağlantılar
Gönderen
Gokche
zaman:
21:50
1 yorum
Bu yazıya verilen bağlantılar
17 Temmuz 2008 Perşembe
16 Temmuz 2008 Çarşamba
ANSIZIN
Ben sensiz olanlara seni aratıyorum,
Ben sensiz kalanlara seni yaratıyorum,
Seni saklayacağım, seni yazıp-andıkça
Kendimi çoğaltıyor, seni kuşatıyorum.
Unutturmayacağım, seni yaşatacağım,
Kendimi çoğalttıkça, seni kuşatacağım,
Her zamanda, her yerde sen bende yaşadıkça...
Sen evreninde sana seni aratacağım.
Özdemir Asaf
Gönderen
Gokche
zaman:
23:45
0
yorum
Bu yazıya verilen bağlantılar
13 Temmuz 2008 Pazar
07 Temmuz 2008 Pazartesi
Gönderen
Gokche
zaman:
21:24
0
yorum
Bu yazıya verilen bağlantılar
Gönderen
Gokche
zaman:
20:57
0
yorum
Bu yazıya verilen bağlantılar
05 Temmuz 2008 Cumartesi
Gönderen
Gokche
zaman:
19:01
2
yorum
Bu yazıya verilen bağlantılar
04 Temmuz 2008 Cuma
Gönderen
Gokche
zaman:
21:24
3
yorum
Bu yazıya verilen bağlantılar
03 Temmuz 2008 Perşembe
02 Temmuz 2008 Çarşamba

Gönderen
Gokche
zaman:
22:06
0
yorum
Bu yazıya verilen bağlantılar
01 Temmuz 2008 Salı
30 Haziran 2008 Pazartesi
Haftaiçi izmir'de bu aralar yapılabilecek aktivitelerin başında Tepekule açık hava sinemasındaki film gösterimleri geliyor. 1-2-3 temmuzda benim de çarş. günü gitmeyi planladığım "persepolis" var. Sıcak yaz günlerinde Körfez’e karşı İmbat eşliğinde film izlemenin keyfini siz de çıkarmalısınız.
Gönderen
Gokche
zaman:
22:27
2
yorum
Bu yazıya verilen bağlantılar
bu yaz favori içeceğimi takdim ediim sizlere... gazlı içecekleri özellikle de colayı pek sevmem. bu nedenle sıcak izmir günlerinde içimi serinletecek alternatifler aramak durumunda kalıyorum. ve genellikle en sağlıklı ve kalorisi düşük olanları tercih etmeye çalışıyorum. limonlu yeşil çaylı ice teade olduu gibi.
Gönderen
Gokche
zaman:
22:20
0
yorum
Bu yazıya verilen bağlantılar
29 Haziran 2008 Pazar
Gönderen
Gokche
zaman:
22:49
0
yorum
Bu yazıya verilen bağlantılar
Gönderen
Gokche
zaman:
22:03
1 yorum
Bu yazıya verilen bağlantılar
26 Haziran 2008 Perşembe
gök ve deniz
Ahmet Cihat Uysal
Gönderen
Gokche
zaman:
22:15
1 yorum
Bu yazıya verilen bağlantılar
Gönderen
Gokche
zaman:
21:53
0
yorum
Bu yazıya verilen bağlantılar
20 Haziran 2008 Cuma
Gönderen
Gokche
zaman:
21:26
1 yorum
Bu yazıya verilen bağlantılar



















