gÜnLüĞüM-gÖkÇe
hayattan zevk alışımı yansıttığım gökçece yemek ve gezme blogudur...
3 Nisan 2013 Çarşamba
Fırında dağ kekikli tavuk baget ve 3 renkli sebze buketi
Yine bir haftaiçi iş çıkışı kısa zamanda hazırlanabilen pratik yemekler üçlüsü ile karşınızdayım...
Tavuk bagetleri cook poşetinde fırında Knorr un dağ kekikli susuamlı tavuk çeşnisi ile hazırladım, cidden reklamlardaki gibi yumuşacık oldular. O konuda tarif vermeye gerek yok zaten uygulama şekli paketin arkasında da yazılı.
Sebze buketine gelince havuç, yeşil biber, kırmızı biberi julyen olarak doğruyoruz ve zeytinyağında bir miktar su da ilave ederek tavada çevirip yumuşatıyoruz, sert sebzeler yumuşamaya başladığında kabağın içerisideki yumuşak kısım dışında kalan bölümleri de jülyen kesip ekliyoruz. tuz, kekik ve karabiber gibi baharatlarla biraz daha yumuşatıp servis ediyoruz. daha şık bir sunum için sıcak suya batırılıp çıkartılmış yeşil soğan sapları ile bu sebzeleri bağlayıp tabağa alabilirsiniz. benim vaktim olmadığı için bu şekilde sunum yaptım.
Hafif bir bahar yemeği ile şimdiden afiyet olsun diyorum....
Etiketler:
ana yemekler,
menüler,
zeytinyağlılar
2 Nisan 2013 Salı
Sanat Küçük Kalplere Dokunuyor
Sanat, tıp ve iş dünyası, kalp hastası çocuklar için el ele veriyor. Ünlü ressam Renée Niklan’ın 17 eseri, 10-14 Nisan tarihlerinde Ekavart Gallery’de sergileniyor. Ekavart Gallery nerede diyenlere, işte adres: The Ritz-Carlton Hotel, Süzer Plaza, No: 15, Gümüşsuyu-İstanbul. Sergi, çarşamba-cuma günleri 11.00-18.30, cumartesi günü ise 12.00-18.30 saatleri arasında gezilebilir.
Bu serginin diğerlerinden farkı ne derseniz, salt bir resim sergisi olmanın ötesinde bir kurumsal sosyal sorumluluk projesi niteliği taşıdığını söyleyebiliriz. Sergideki eserlerin satışından elde edilecek gelirin tamamı, gelişmekte olan ülkelerde doğuştan ya da sonradan kalp hastası olan çocukların tedavi edilmesi için kullanılacak. Tedavileri, bu işe gönül vermiş bir avuç tıp insanının kurduğu Herkes İçin Kalp Derneği (www.cptg.ch) gerçekleştirecek. Dernek, modern tıbbın sunduğu olanaklardan yararlanamayan bu çocukların İsviçre’de ya da kendi ülkelerinde ücretsiz tedavi olmalarını sağlıyor.
Ne yazık ki, gelişmekte olan ülkelerde her yıl yaklaşık 2 milyon çocuk kalp bozukluklarıyla doğuyor ve bu çocukların yarısı maddi kaynak veya sağlık sektöründeki insan kaynağı yetersizliği nedeniyle ilk iki yıl içinde yaşamını yitiriyor. Bu ülkelerde açık kalp ameliyatı olmayı bekleyen çocukların sayısı ise 8 milyonu buluyor.
Herkes İçin Kalp Derneği’nin kurucusu Ord. Prof. Dr. Afksendiyos Kalangos. Kalangos, iki kez Nobel Tıp Ödülü’ne aday gösterilmiş bir kalp cerrahı. Bu alanda 14 ayrı teknik geliştirmiş. Son 100 yılın en iyi cerrahlarından biri olarak tanınıyor. Ayrıca, dünyanın en prestijli tıp ödüllerinden Fransız Tıp Akademisi Ödülü’ne sahip.
Sergi, Alvimedica’nın sponsorluğunda gerçekleştirilecek. Alvimedica Yönetim Kurulu Üyesi Leyla Alaton, hayır amaçlı bu tür etkinliklere özel önem veriyor ve Herkes İçin Kalp Derneği’ni yürekten destekliyor.
Niklan’ın mutluluk, umut ve sevgi mesajları içeren eserlerinden oluşan “Sanat Küçük Kalplere Dokunuyor” temalı sergisini mutlaka görün. Gidemem diyorsanız, sergiyi Türkiye’nin ilk online sanat televizyonu www.ekavart.tv’de de izleyebilirsiniz. Resimler, yüreğinizi ısıtacak…
Hem dernek hem de sergi hakkında şuradan bilgi alabilirsiniz: http://alvimedica.com/hearts-for-all/tr/
Bir bumads sosyal sorumluluk içeriğidir.
Etiketler:
BUMERANG
9 Mart 2013 Cumartesi
Dukan Hallerim...
"Azaltarak, dikkat ederek olmuyor bu iş, yerinde sayıyor kilo veremiyorum" diyenlerin uyguladığı bir diyete başladım... Evet meşhur Dukan Diyeti... Fotoğraflarına baktıkça daha da motive oldum, en çok da bloggerlardan takip ettiğim kişilerin fotoğrafları etkiledi beni bu süreçte. Hayatımda neredeyse ilk defa düzenli bir diyet yapıyorum, ama şart artık yani ;) Bu Dükan diyetine başlayalı gün oluyor... Şimdilik iyi gidiyor herşey yolunda, kilo verdikçe mutlu oluyorum... Seyir dönemindeyim şu anda ve istediğim kiloya düşene kadar seyre devam...Ardından gelen güçlendirme dönemindeki ödül öğünlerimi sabırsızlıkla bekliyorum. Bu diyette beni en çok zorlayan çikolata ve makarna oldu, her ikisini de çok özledim. Araya 3 günlük kısa bir tatil girdi ve o dönemde "tatilde dukan" uygulamasına uymaya çalışarak 2 serbest öğün yaptım, orada aldığım kalorileri yakmak için deli gibi yüzdüm, saunaya girdim... Şimdilik 4-5 kilo verdim, bakalım ilerleyen zamanda neler göreceğiz...;) Instagramda da ara ara paylaşıyorum menülerimden, sizlere de fikir vermesi açısından birkaç fotoğraf paylaşmak istiyorum...
Yeni başlayacaklara tavsiyem, öncelikle kendinize ayrı eşinize ve varsa çocuklarınıza ayrı yemek pişirmek sabır ve emek istiyor. Buna hazırsanız yemek yapmayı seviyorsanız bu diyete başlayın, uzun bir süreç değişik tarifler denemedikten sonra çekilmez bir hal alabilir.
ilk gün kahvaltım yulaf kepeği galetası ile acemilik
hardallı fırında tavuk göğsü
yağsız çemensiz pastırma light ayran ve salatalık
ps gününde menemen keyfi ofiste
dukoça mükemmel bir seçenek
dukan helva normalde helva aramayan birinin bile seveceği pratiklikte
bununla çok uğraştım ağızda dağılan yağsız dana rostom süper oldu
omlet ve yeşillik
köz biber ve tavuk fümeli yumurta
Etiketler:
dukan,
dukan diet,
dukancı izmir,
dükan diyeti
7 Mart 2013 Perşembe
NIVEA yürekleri ağza getiren bir şakayla yeni Stress Protect deodorantı tanıttı
Havaalanında yaşanabilecek en büyük terslik veya en korkutucu deneyim ne olabilir dersiniz? Uçağınızı kaçırmak mı, bavulunuzu kaybetmek mi yoksa hava koşullarından dolayı günlerce havaalanında kalmak mı?
NIVEA, yolcular üzerinde uyguladığı Stres Testi’yle, onlara soğuk terler döktürmüş ve yeni Stress Protect deodorant için eğlenceli bir viral reklam hazırlamış. Videoyu izleyenler, en stresli deneyimlerini #StresTesti etiketiyle Twitter’da paylaşmaya başlamış bile.
Şubat ayında dünya çapında 5 milyondan fazla izlenme ile en çok paylaşılan viral videolardan olan Stres Testi, NIVEA’nın yeni ürünü Stress Protect deodorantı tanıtıyor. Videoda, farklı insanlar havaalanında uçaklarının kalkmasını beklerken, bir anda tehlikeli bir kaçak olarak arandıklarını öğreniyorlar ve ne yapacaklarını şaşırıyorlar.
Günlük hayatımızda karşılaşabileceğimiz heyecan, korku, stres gibi duygu değişimlerinin neden olduğu terleme ile yeni NIVEA Stress Protect deodorantın ne kadar iyi başa çıktığını, esprili bir dil ile anlatan videoyu izleyince, soğuk terlere karşı önlem almanın önemini kesinlikle hissedeceksiniz.
Bir bumads advertorial içeriğidir.
NIVEA, yolcular üzerinde uyguladığı Stres Testi’yle, onlara soğuk terler döktürmüş ve yeni Stress Protect deodorant için eğlenceli bir viral reklam hazırlamış. Videoyu izleyenler, en stresli deneyimlerini #StresTesti etiketiyle Twitter’da paylaşmaya başlamış bile.
Şubat ayında dünya çapında 5 milyondan fazla izlenme ile en çok paylaşılan viral videolardan olan Stres Testi, NIVEA’nın yeni ürünü Stress Protect deodorantı tanıtıyor. Videoda, farklı insanlar havaalanında uçaklarının kalkmasını beklerken, bir anda tehlikeli bir kaçak olarak arandıklarını öğreniyorlar ve ne yapacaklarını şaşırıyorlar.
Günlük hayatımızda karşılaşabileceğimiz heyecan, korku, stres gibi duygu değişimlerinin neden olduğu terleme ile yeni NIVEA Stress Protect deodorantın ne kadar iyi başa çıktığını, esprili bir dil ile anlatan videoyu izleyince, soğuk terlere karşı önlem almanın önemini kesinlikle hissedeceksiniz.
Bir bumads advertorial içeriğidir.
Etiketler:
BUMERANG
12 Şubat 2013 Salı
PEKMEZ HELVASI
Bu tarifim düzenli olarak takip ettiğim Lezzet Dergisinden sevgili okurlar... Çok pratik ve şık sunumlar ortaya çıkarabileceğiniz bir tatlı. Pekmezle yapıldığı için de çok daha hafif...
Ben çiçek kalıbıyla kestim ilk yapışımda ama siz kalpli kalıplarla da kesip Sevgililer Günü menünüze ekleyebilirsiniz diye düşünüyorum...
Malzemelerimiz
- 2 su bardağı un
- Yarım su bardağı eritilmiş tereyağı
- 1 su bardağı su
- 1.5 su bardağı pekmez
- Yarım su bardağı iri dövülmüş ceviz içi
Tereyağını tavada kızdırıp unu hafif pembeleşinceye kadar kavurun.
Pekmez ve suyu bir kaçta karıştırın.
Azar azar una ilave edip, tahta kaşıkla sürekli karıştırarak 10dk. pişirin.
Cevizi ekleyin ve karıştırın.
Helva sıcakken şekil verip, ılık olarak servis yapın.
Etiketler:
sevgililer günü tatlısı,
tatlılar,
şık sunumlar
7 Şubat 2013 Perşembe
Sofralar...
zeytinyağlı deniz börülcesi , soğanlı roka salatası ve hamsi kuşu henüz masaya teşrif etmemiş...
onları görüntüleyemeyip acilen mideye indirmişiz...
içli köfte denemem ve zeytinyağlı barbunya... tabiki haftasonu...
pembeliklerden belli değil mi...
masaörtüsü koleksiyonumun bir parçası...
özkanlar pazarından buldum bu seferde bu nadide parçayı;)
morlu bir balık sofrası...
pembe barbunumuzun rengi ile uyumlu olsun istedim...
bir cumartesi balık akşamı...
levrekler tabağa girmek için hazırlanmakta...
pazar kahvaltısı gibisi yok tabiiki...
ohhh miss diyorum iç geçiriyorum malum artık dukancıyım:(
ohhh miss diyorum iç geçiriyorum malum artık dukancıyım:(
instagramda paylaşıp blogumda paylaşamadığım ne çok görüntü birikmiş...
bugün tarif yok sadece fikir vermesi açısından sofra ve menü paylaşımı var...
bugün tarif yok sadece fikir vermesi açısından sofra ve menü paylaşımı var...
Etiketler:
menüler,
mutlu sofralar,
sofra düzeni
4 Şubat 2013 Pazartesi
kuru bamya çorbası...
Uzun zamandır Tansaşta paketli olarak daha hijyenik geldiği için alıp denemek istediğim bir üründü kuru bamya... Konyalı arkadaşlarımdan öğrendiğim kadarı ile düğünlerde yapılan geleneksel bir yemekmiş, çok da lezzetliymiş. Açıkçası duyduğumda biraz burun kıvırmıştım. Zeytinyağlı taze bamyadan şaşmam, onun da kurusunu yemem, gerek yok demiştim. Fakat afiyetle mideye inen bu tariften sonra vazgeçtik bu önyargımızdan.
Yapılış aşamasına gelirsek....
- Öncelikle kuru bamyaları yıkayıp, birkaç damla limon (ya da sirke) damlatılmış suda 15 dk haşlıyoruz ve süzüyoruz.
- Kuşbaşı etimizi (kuzu-ya da dana yağsız) zeytinyağında soğanla birlikte suyunu çekene kadar kavuruyoruz.
- 1 Çorba kaşığı biber salçası ve 3 çorba kaşığı domates püresi ilave ediyoruz, çeviriyoruz.
- Etlerin üzerine 3 su bardağı kadar sıcaksu ilave edip (miktar değişebilir tencereye ve malzemeye göre) 15 dk kadar pişiriyoruz
- Daha sonra haşlanmış kuru bamyalarımızı da ilave edip 15 dk. pişirip ocaktan alıp, 10 dk dinlendirdikten sonra servisini yapıyoruz.
Not1. Bu yemeği döküm tencerede (çelik ya da güveç de olabilir) pişirmenizi tavsiye ediyorum çok daha lezzetli oluyor.
Not2. Adı çorba ama klasik bir çorba kıvamından çok sulu yemek kıvamında, ya da belki birazcık daha sulu...
Bu arada menü önerisi olarak melek pilavı (tel şehriyeli) ve lahana salatası ile servis edebilirsiniz şekil 1A daki gibi;)
Not2. Adı çorba ama klasik bir çorba kıvamından çok sulu yemek kıvamında, ya da belki birazcık daha sulu...
Bu arada menü önerisi olarak melek pilavı (tel şehriyeli) ve lahana salatası ile servis edebilirsiniz şekil 1A daki gibi;)
Etiketler:
ana yemekler,
döküm tencere yemekleri,
menüler
1 Şubat 2013 Cuma
altın rengi çiğ börek tarifim...
Uzun zaman önce un+su+tuz olarak verilen tarifleri deneyip istediğim tadı yakalayamayınca vazgeçtiğim bir börek çeşidi bu...
Ama bu sefer on numara beş yıldız olarak değerlendirildiği için sevgili eşim tarafından, sizlerle bu farklı tarifi paylaşmak istedim, klasik tariften biraz daha farklı...
Denemenizi tavsiye ederim içi sulu puf puf bir börek elde edeceksiniz, hele bir de güzelce incecik açarsanız...
Eskişehirdeki papağan çiğ börek kadar olmasa da yakın bir tadı bulacağınıza garanti veriyorum...
Oldukça iddialı oldu haklısınız ama çok sayıda tarif içerisinde "işte budur" diyebileceğiniz bir tarif olduğunu düşünüyorum.
Bu tarifi feyhan hanımda gördüm, uyguladım kendisine bu güzel paylaşım için teşekkür ediyorum.
Ama bu sefer on numara beş yıldız olarak değerlendirildiği için sevgili eşim tarafından, sizlerle bu farklı tarifi paylaşmak istedim, klasik tariften biraz daha farklı...
Denemenizi tavsiye ederim içi sulu puf puf bir börek elde edeceksiniz, hele bir de güzelce incecik açarsanız...
Eskişehirdeki papağan çiğ börek kadar olmasa da yakın bir tadı bulacağınıza garanti veriyorum...
Oldukça iddialı oldu haklısınız ama çok sayıda tarif içerisinde "işte budur" diyebileceğiniz bir tarif olduğunu düşünüyorum.
Bu tarifi feyhan hanımda gördüm, uyguladım kendisine bu güzel paylaşım için teşekkür ediyorum.
Malzemeler
Hamuru İçin
1 su bardağı oda sıcaklığında süt
1 su bardağı oda sıcaklığında su
1/2 su bardağı sıvı yağ
2 tatlı kaşığı tuz
1 yumurta
Aldığı kadar un
İç Harcı İçin
1/2 kg kıyma
3 adet ince rendelenmiş soğan
2 tatlı kaşığı tuz
1 çay kaşığı karabiber
Eğer soğan çok sulu değilse 1/2 bardak su
Kızartmak için, derin ve oldukça geniş bir tava
Bol ayçiçek yağı
Öncelikle sıvı malzemeleri güzelce çırpıp sonra un ilavesi ile karıştırıyoruz.
Ele yapışmayan bir hamur elde edene kadar ekleyip, yoğuruyoruz.
Sonra hava almayacak şekilde sarıp 1 gece oda sıcaklığında bekletiyoruz.
Hamurdan 2 ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp bunları ince bir şekilde açıyoruz.
Açılan hamurun yarısına iç harcımızdan tereyağı sürer gibi ince bir şekilde kıymalı harcımızı sürüyoruz.
Diğer yarısını da kapatıp ruletle kesiyoruz. (tırtıklı rulet daha şık gösteriyor)
Derin ve geniş bir tavada bol kızgın yağın içerisine atıp yukarıdaki rengi yakalayınca hemen havlu kağıdının üzerine alıyoruz. (çok kısa sürede piştiği için ocağın başında durmanız şart)
Sıcak sıcak servis yapıyoruz...
Afiyet Olsun...
Mutlu haftasonları diliyorum herkese...
Sevgiler...
Etiketler:
hamur işleri,
kahvaltılık tarifler,
pazar kahvaltısı
31 Aralık 2012 Pazartesi
Yeni yıl kahvaltısı...1 Ocak sabahı için kahvaltı önerileri...
baktım herkes erken yılbaşı sofraları hazırlıyor bloglarda ben de alternatif bir sunumla yeni yıl konseptli kahvaltı hazırlamak istedim sizler için... hem de 1 ocak kahvaltınız için fikir olur diye düşünerek paylaşmak istedim kahvaltı soframı sizlerle... Neler mi var menüde sırayla bakalım....
yılbaşı akşamı yenilen bolca yemeğin üzerine çok fazla abartmamak lazım kahvaltıyı diye düşündüm. öncelikle al açması patatesli börek ve köz patlıcanlı börek ile başladım....
çeşit olması için birine patatesli iç hazırladım, diğerine de evde az mikatarda kalan köz patlıcanıma kavrulmuş soğan ve baharat ekleyerek suyunu çektirip, ılık bir şekilde kullandım.
hamuru ilk defa denedim, ama çok güzel oldu... bunun da tarifi lezzet dergisinin bu ayki eki çıtır böreklerden.... onlar nohutlu börek tarifi vermişler... ben aynısını iç malzemeyi değiştirerek uyguladım.
hamur için
- 2 su bardağı un
- 1/2 su bardağı ılık su
- 1/2 tatlı kaşığı tuz
hamuru yoğurup, 30 dk. bekletiyoruz. sonrasında 16 adet beze hazırlıyoruz. bunları sekizerli iki grup yapıyoruz. bezeleri pasta tabağı büyüklüğünde açıp her katın arasına eritilmiş tereyağı ayçiçek yağı karışımını sürüyoruz. 8erli grupları tekrar yukfa gibi açıyoruz. iki ayrı yukfamız oluşuyor. bunların içine dilediğimiz malzemeyi içine koyup spiral halde tepsiye yerleştiriyoruz. üzerine yumurta sarısı sürüp çörek otur ya da susam ilavesi ile 200 derece önceden ısıtılmış fırında üzerleri kızarana kadar pişiriyoruz. yaklaşık 25-30 dk da pişiyor.
hazır fırın ısınmışken güveçte kolot peynirli, sucuklu yumurta (fırının ızgarasını açmanız yeterli)
5 dkda hazır oluyor, önce sucukları az bir yağ ekleyerek pişirin, sonra üzerine peynir ilavesi ile birlikte yumurtayı orta kısma doğru kırın 2dk.daha bekletip alın, sarısı pişmesin...
daha da ekmeğinizi batırıp yemelik kıvamda olsun...
bu ay lezzet dergisine kahvaltılıkları ile konu olan refika benim idollerimden malum..
onun pekmezli kolot peyniri (kaşar da olabilir) tarifini denemeden geçemedim...
öncelikle kolot peynirini eritip fırında üzerine biraz pekmez ve susam ilavesi ile 1 dk. daha fırında tutup çıkarıyoruz, hemen sıcak sıcak yemeniz gerekiyor, yoksa donabiliyor..
pazar kahvaltılarının vazgeçilmezi kahvaltı üzeri yenen portakal dilimlerim de baş köşede...
herkese huzur, sağlık ve neşe dolu bir yıl diliyorum...
sevgiler...
Etiketler:
kahvaltılık tarifler,
pazar kahvaltısı,
yeni yıl
27 Aralık 2012 Perşembe
berrak hafif salatalık turşusu...
yemek yapmayı çok sevmeme rağmen turşu yapma işine pek girmişliğim yok. zaten turşu arayan bir çift de değiliz normalde. Ama iki senedir, keşfedip müptelası olduğumuz bu hafif turşuya bayılıyoruz.
tuzu az, sirkezi az, tam aradığımız turşu kıvamında mideyi kesinlikle yakmıyor, kütüt kütür yeniliyor. sizlerle de paylaşmak istedim bu güzel lezzeti, denemenizi tavsiye ediyorum. keşke Berrak, bu formülle diğer sebzelerin de turşusunu yapsa... ya da bu ürünün daha büyük ambalajlarını yapsa... çünkü haftada bir kavanoz rahatlıkla bitiyor bizim evde...
Etiketler:
tavsiye edilen ürünler,
tavsiyeler
köz patlıcanlı makarna...
çalışan bayanlar için kurtarıcı, bir o kadar da lezzetli bir makarna tarifi vermek istiyorum. havanın soğuk olduğu akşamlarda nedense mutfağa giresim pek gelmiyor, ya da pratik birşeyler yapıp soğuk mutfağımdan uzaklaşmak istiyorum... o akşamlardan birinde buzluktan köz patlıcan çıkartmayı da unuttuğum için, marketten penguen köz patlıcan alarak işe başladım. barillanın sevdiğim deniz kabuğu makarnası ile çok yakışacağını düşündüm. bir yandan makarnamı haşladım, diğer yandan , 2 diş doğranmış sarımsak 1 ince doğranmış kuru soğan ve 2 adet ince doğranmış çarliston biberi zeytinyağında çevirip, yumuşayınca şişe domatesimi de ilave ettim, tuz kararbiber ekleyerek biraz daha pişirdim. haşlanmış makarna ile bu sosu karıştırıp üzerine sarımsaklı yoğurt ilavesi ile servis yaptım. sonra mis gibi köz kokulu makarna afiyetle mideye indirildi...
çok uğraşmak istemediğiniz zamanlarda mutlaka deneyin derim...
Etiketler:
makarnalar,
pratik tarifler
bir dost sofrası...
Geçtiğimiz haftasonu Kaya Ailesinin evine davetliydik. Özlediğimiz arkadaş ortamı, nefis yemekler, keyifli sohbetler derken çok güzel bir akşam oldu... Şenaycığımın bizim için hazırladığı şık sofrayala başladım yazıma.... menüde neler mi vardı... öncelikle lezzetli naneli mercimek çorbası...ana yemek olarak fırında ızgara çipura... zeytinyağlı sarma, pancar salatası, havuç-turp-k.lahana üçlemesi, yeşil salata, köz kırmızı biber, fırında kaşarlı mantar ve kremalı patates... hepsi birbirinden lezzetli olan sofrada hangisinden başlayacağımızı bilemedik... hepsini afiyetle yedik... benim tabağımdan bir kare alabildim sadece, tek tek görüntüleme şansım olmadı, saat ilerlemişti herkes çok acıkmıştı hemen yemeğe daldık...
bu da hoş insanlardan oluşan o akşama dair bir kare... aa unutmadan belirtmek isterim yemeğin üzerine Zeynep'in hazırlamış olduğu incirli tatlıya bayıldık. kuru inciri hiç sevmeyen bir insan olarak bu hafif tatlıya ve özellikle üzerindeki kremaya bayıldım... ne yazıkki onun da fotosunu çekememişim. Ama yanılmıyorsam sevgili Fatoşça tadların geçen yarışmada 2.lik aldığı tarifi uygulamış, hemen tarifini istedim kendisinden...
"incirli pasta keki için: 7 tane kuru incir 1 su bardağı ceviz 3 yumurta 1 su bardagı un 1 pk. kabartma tozu yumurtaları çırp un ve kabartma tozunu ekle karışıma minik dogranmış incirleri ve cevizleri ekle yaglanmış kare borcama dök 170 derecede 13/15 dk gibi pişir Şurup: 1 su bardağı su yarım su bardağı şeker kaynat içine 1 yemek kaşıgı nescafe koy kek ılık şurup kaynar olacak KREMA: 1 kilo süt 2yemek kaşığı nişasta 1 yemek kaşığı un 5 yemek kaşıgı şeker kaynat muhallebi kıvamına gelince 50 gr tereyagı ekle altını kapa karıştırarak soğut soguduktan sonra içine 1 paket kremşantiyi toz olarak içine dök ve çıtır kekin üzerine kremayı dök ve bol kakao serp.."dedi en kısa zamanda bu tarifi uygulayacağım... artık o zaman sizlerle fotosunu da paylaşırım...
Etiketler:
dost sofraları,
menüler,
sofra düzeni
19 Aralık 2012 Çarşamba
Yeniasır'ın düzenlediği yemek yarışmamızdan kareler...
Hamur işleri kategorisinde geçen cumartesi katılmış olduğum yarışmadan izlenimlerimi sizlerle paylaşmak isterim. İlk kez bu tarz bir etkinliğe katılmanın heyecanı içerisinde bütün gün fuar alanında yarışma organizasyonu kapsamında yeni insanlar tanımak, yeni tadlar keşfetmek çok güzeldi. Yarışmayı kazanamasam da püf noktalarını öğrenip seneye daha hazırlıklı giderek derece almayı ümit ediyorum. Öncelikle seçeceğimiz yemek görüntü açısından gösterişli ve beklemeye müsait, soğuk tüketilen uzun süre dayanabilen bir yemek olmalı. Bu konuda biraz yanlış seçim yapmışım diye düşünüyorum, tavada kadayıf böreği tarifi siz takipçiler tarafından çok beğenildiği için, onunla katılmak istemiştim. Fakat gün boyu birkaç defa ısıtmak ve etrafını süslemek için yapmış olduğum biber ve salamdan oluşan güllerin de kuruması benim açımdan olumlu olmadı. Herşeyin bir ilki, bir acemiliği vardır derler ya çok doğru... Seneye daha doğru bir seçimle tekrar beni izleyebilirsiniz... Bu arada yarışmanın Yeniasır Tvde naklen yayınlanması sayesinde eş, dost tarafından beni görüp arayanların motive edici konuşmaları da çok mutlu etti. Ayrıca sevgili "egeden tarifler" in beni ziyarete gelip destek vermesi, fotoğraflarımızı çekmesi de ayrı bir incelikti, buradan teşekkürlerimi tekrardan iletiyorum kendisine... Mutfak zirvesi yazısını da merakla beklediğimi belirtmek isterim... sevgiler...
Etiketler:
ege,
mutfak,
yemek yarışması,
yeniasır
18 Aralık 2012 Salı
4. Ege Mutfak Zirvesinden görüntüler...
Yarışmadan arta kalan zamanda keyifle gezdiğim standlarda çektiğim kareleri sizlerle paylaşmak istedim. Trabzon süt ürünlerinin bulunduğu, manda tereyağından tutun manda yoğurduna kadar seçenekler sunan stand favorimiz oldu. Bunun dışında belediyelerin açmış olduğu standlar da birbirinden güzel yiyecek ve dekoratif süs ürünleri ile doluydu. Arada acıkınca afiyetle Çiğli ve Bayraklı belediyesinin dağıttığı keşkeklerden yedik... Pilavseverler için Buca belediyesi de tavuklu pilav dağıtımı yaptı. Kahve Diyarı müthiş kalabalığa tek başına kahve yetiştirmeyi başardı, tebriklerimi iletiyorum, herzamanki gibi de çok lezizdi. Vestelin yeni çıkardığı ürün eşimin çok hoşuna gidiyordu, o da ürünü yakından inceleme fırsatı buldu. Bebeği olan anneler için müthiş partik bir alet bu " Vestel Çorbacı", birer adet edinmek lazım şu çorbacıdan dedik ve ilerleyen planlarımıza ekledik... Bir tarafım Ödemişli olduğu için her zaman cazip gelen ve tadını değişemediğim tulum peyniri de standlarda yerini almıştı. Seneye sabırsızlı bu mutfak zirvesinin beşincisini bekliyorum... Siz sevgili okurlarıma da tavsiye ederim...
Katıldığım yarışma ile ilgili fotoğraf ve bilgileri de diğer postumda yayınlayacağım, sevgiyle kalın....
Etiketler:
ege,
etkinlik,
mutfak,
vestel çorbacı
12 Aralık 2012 Çarşamba
4. Ege Mutfak Zirvesi
Cumartesi günü Ege Mutfak Zirvesi kapsamında düzenlenen yemek yarışmasına katılıyorum. Bu benim için bir ilk olacak, oldukça heyecanlıyım...Oradaki atmosferi merak ediyorum, yeni insanlar tanımak, aynı zamanda marifetlerimizi yarıştırmak oldukça keyifli geçer diye düşünüyorum...
Mutfak zirvesi hakkında aşağıdaki yazıdan bilgi edinebilirsiniz, tüm mutfakseverlere açık bir etkinlik... Yarışmadan ve zirveden izlenimlerimle sizlerle olacağım... Sevgiler...
YENİ ASIR TV'nin düzenlediği '4.EGE MUTFAK ZİRVESİ' 15 Aralık 2012 Cumartesi günü Kültürpark 4 No'lu Salon'da gerçekleşecek. 10:00 – 19:00 saatleri arasında Ege lezzet markaları ve belediyelerin stantlarıyla renklendireceği zirve ziyaretçilere açık olacak. Lezzet Şöleninde Buluşmak Üzere...
Etiketler:
etkinlik
11 Aralık 2012 Salı
4 Aralık 2012 Salı
çayın yanına antep fıstıklı katmer nasıl gider????
Pazar kahvaltısında son dokunuş olarak uzun zamandır aklımda olan bu tarifi uygulayayım dedim. Eşim de antep fıstığını çok sevdiği için tam ona göre bir tarif diye düşünüyordum, haklı çıktım bayıldı... Hatta kahvaltıdaki tuzlular bitse de katmere geçsem die hızlıca yedi önündekileri...
Ben tarifi hazır yufka ile uyguladım, baklava yufkası ile olan tarifler de var.
Aniden çaya misafir gelse yapılabilecek çok pratik bir ikram diyedüşündük ikimiz de. ayrıca birer dilimi bile oldukça doyurucu.
Malzemeler
- hazır yufka
- toz antep fıstığı
- toz şeker
- kaymak
- tereyağı
Hazır yufkayı tezgaha yayıp önce kaymak parçalarını yerleştiriyoruz. Daha sonra toz şeker ve antep fıstığı serpip, zarf şeklinde kapatıyoruz. tavada her iki tarafına da tereyağı sürüp kızartıyoruz. tavadan alıp üzerine antep fıstığı serperek, dilimleyip servise sunuyoruz. Sıcakken de güzel, bekleyince de tadı çok değişmiyor. Mesela biz kahvaltıdan artan dilimleri akşam afiyetle yedik :)
Dilerseniz biraz daha tatlı sevenler için üzerine pudra şekeri de ilave edebilir ya da içine konulan toz şekerini fazla tutabilirsiniz.
Etiketler:
pazar kahvaltısı,
pratik tarifler,
tatlılar
3 Aralık 2012 Pazartesi
İstasyon Bornova Kahve Diyarı...
Geçtiğimiz haftalarda önünden geçerken bahçede yanan fenerleri ile ışıl ışıl görünen mekanı uzaktan görüp beğenmiştik... Bornova metro istasyonuna renk gelmiş, en kısa zamanda bu mekanı görmeliyiz demiştik... ve gittik gördük, keyifli vakit geçirdik bu hafta eşimle... En kısa zamanda arkadaşlarla bir organizasyon yapmalıyız burda demeden de geçmedik. Bu hoş mekanı sizlere de zevkle tanıtmak istedim. malum İzmir'e kış gelmiyor bu ara, havalar gayet ılık, akşamları da öyle...
Yıllardır atıl duran istasyonu ve demiryollarını restore edip, birbirinden keyifli köşeler oluşturmuşlar... Kahve diyarı adı altında, döner diyarı, kumru diyarı, kumpir diyarı, waffle diyarı ve wagon cafesi de var... Ayrıca içerisinde ana binayı restore edip kapalı ve açık oturma alanlarına sahip kahve diyarı plus da yer alıyor... Fonda sürekli güzel ezgileri dinleme şansı bulup, günün stresinden de daha kolay uzaklaşabiliyorsunuz...Öğrenciliğimin geçtiği İİBF kampüsünde bu tarz yerlerin eksikliğini duyup hemen soluğu küçükparkta aldığımız yılları hatırlayınca, hem öğrenciler için hem de tüm bornovalılar için güzel bir yenilik diye düşünüyorum.
Fotoğraflara ve düzenlenen etkinliklerle ilgili haberler buradan ulaşabilirsiniz...
Buradan da videosunu izleyebilirsiniz...
Etiketler:
kahvaltı mekanları,
mekanlar
29 Kasım 2012 Perşembe
unnado.com ile Alışverişe Doyum Olmuyor!
Bilen bilir, gören görür; unnado.com ile alışverişe çıkan hep en uygun fiyatlısını bulur! Yalnız şimdiden uyarayım, bu alışveriş kulübünde dolaşırken kendinizi kaybedebilirsiniz. Kendiniz ve çocuğunuz için alışveriş yapmaya doyamayacağınız unnado.com, ebeveyn olmaya doğru giden yolu bakın nasıl anlatmış!
Bu leziz videonun sahibi unnado.com; bakmaya doyamayacağınız, gezerken içinizin gideceği, ailelere özel bir alışveriş kulübü... Birbirinden sevimli ürünleri ve özel kampanyalarıyla unnado.com ’da tadından yenmez bir alışverişe çıkmaya hazır olun! Çocuğunuzun ihtiyaçlarını a’dan z’ye düşünen bu kulüpte alışveriş yapmanın tadı damağınızda kalıyor.
Bir bumads advertorial içeriğidir.
Bu leziz videonun sahibi unnado.com; bakmaya doyamayacağınız, gezerken içinizin gideceği, ailelere özel bir alışveriş kulübü... Birbirinden sevimli ürünleri ve özel kampanyalarıyla unnado.com ’da tadından yenmez bir alışverişe çıkmaya hazır olun! Çocuğunuzun ihtiyaçlarını a’dan z’ye düşünen bu kulüpte alışveriş yapmanın tadı damağınızda kalıyor.
Bir bumads advertorial içeriğidir.
21 Kasım 2012 Çarşamba
fincanda cevizli tel kadayıf
aslında bayramda kayınvalidem için hazırlamıştım bu tatlıyı ama vakit bulup bir türlü bloga ekleyemedim. davet sofraları içinde şık ve pratik bir tatlı. porsiyonluk olması da ayrı bir güzelliği...
aman sakın tereyağını eksik koymayın tadı değişebiliyor, benden söylemesi;)
MALZEMELER
1000gr kadayıf
250 gr tereyağı+1 çay bardağı ayçiçek2 su bardağı dövülmüş ceviz
ŞERBET
6 su bardağı şeker
6 su bardağı su
2 kaşık limon suyu
Bir kapta şeker, su, limon suyu kaynatılır ve soğumaya
bırakılır.Kadayıf geniş bir kaba alınır,üzerine eritilmiş tereyağ ılık olarak
dökülür.Yağlı kadayıf iyice ovalanır ve iyice didiklenir.Ağzı yayvan bir Türk
kahvesi fincanına,kadayıftan bir parça konularak parmakla sıkıştırılır.Üzerine
bir miktar ceviz içi konulur.Tekrar kadayıf konularak iyice
sıkıştırılır.Hazırlanan kadayıflar,yağlanmış tepsiye ters çevrilerek aralıksız
olarak dizilir.
Fırında üzeri kızarıncaya kadar pişirilir. Fırından çıkarıldıktan sonra kadayıfların üzerine soğuyan şerbet gezdirilir. Şerbeti çektikten sonraüzerine kırılmış ceviz serpip servis edebilirsiniz.
Fırında üzeri kızarıncaya kadar pişirilir. Fırından çıkarıldıktan sonra kadayıfların üzerine soğuyan şerbet gezdirilir. Şerbeti çektikten sonraüzerine kırılmış ceviz serpip servis edebilirsiniz.
Etiketler:
tatlılar
20 Kasım 2012 Salı
ev yapımı erişte
geçenlerde makarna makinalarını araştırırken, makinasız da nasıl olur acaba diyerek kendim açıp kalın kalın keserek italyan usulü makarnamı yapmış oldum. ilk deneme için gayet de lezzetliydi.
hamurun tarifini ve yapılışını severek takip ettiğim Özgenin oltasından aldım. Onlar hamuru yoğurduktan sonra altıya bölüp tek tek makinada açmışlar, ama ben merdane yardımı ile elde açarak keserek yaptım bu da gayet lezzetli oldu. elimin lezzetini de katarak gayet lezzetli bir makarna yapmış oldum. eşimin favorisi domatesli sosla da pişirince mükkemmel bir tad ortaya çıktı. ve şimdilik daha büyük bir mutfaklı evim olana kadar makina almadan elde yapmaya karar verdim ;)
çünkü mevcut tabak, çanak ve bilumum mutfak gereçlerimi sığdıramaz oldum...
malzemeler (4 kişilik için)
- 2 su bardağı un
- 2 su bardağı irmik
- 4 yumurta sarısı
- 1 çay bardağı ılık su
- 1 yemek kaşığı zeytinyağı
- 1 tatlı kaşığı tuz
Etiketler:
makarnalar
Festigan: FIRINDA LAHANA
Festigan: FIRINDA LAHANA: Size bugün gerçekten bomba bir tarif veriyorum. :)) Alt tarafı lahana diyeceksiniz ama bu sebzenin kıymetini bu yemeği yedikten sonra...
10 Kasım 2012 Cumartesi
6 Kasım 2012 Salı
Tohumlarımızın Nesli Tehlike Altında!
Binlerce yıllık tarım geleneğini barındıran Anadolu topraklarında yetişen yerli tohumlar yaşamın sürekliliğini temsil ediyor.
Atadan kalma tohumlarımız;
* Lezzetli ve sağlıklı gıdaların temini için birer genetik hazinedir
* Binlerce yıldır değişen koşullara uyum sağlayarak günümüze ulaşmayı başarmış numunelerdir
* Tarımsal biyoçeşitliliğin önemli bir parçası ve yaşamın sürdürülebilirliğinin olmazsa olmazıdır
* Dışarıya bağımlı kalmaksızın ülkemizin gıda güvenliğinin teminatıdır
Ancak bugün Anadolu’ya özgü yerel tohum çeşitliliğimiz yok oluyor. Tek seferlik, ticari tohumların egemenliği nedeniyle gıdamızın ve geleceğimizin güvencesi yerli tohumların nesli tehlike altında! Yeryüzünde zengin çeşitlilikteki yaşamı sürdürebilmek, atalık tohumlarımızı gelecek kuşaklara aktarmamıza bağlı.
TOHUM TAKAS AĞI, yüzyılların bilgisini taşıyan yerli tohumlarımızın korunup yaygınlaşmasını amaçlıyor.
Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği’nin, Adım Adım Oluşumu desteğiyle yürüttüğü TOHUM TAKAS AĞI KAMPANYASI’na destek olarak,
* Anadolu’nun dört bir yanındaki ekolojik çiftliklerde yerli tohumların çoğaltılarak paylaşılmasını sağlayacak;
* Bu toprakların yüzlerce yıllık bereketinin, lezzetinin, besin zenginliğinin ve kültürünün gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için sağlam patikalar oluşturacaksınız.
Verdiğiniz desteğin her kuruşu binlerce yeni tohuma dönüşecek...
Kredi kartı ile bağış yapmak istiyorsanız: https://www.bugday.org/portal/BagisAdimAdim.php
EFT/havale yoluyla bağış yapmak istiyorsanız:
Alıcı Adı: Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği
Garanti Bankası Karaköy Şubesi - Şube No: 400
Hesap No: 6295240
IBAN No: TR67 0006 2000 4000 0006 2952 40
www.bugday.org - www.yasasintohumlar.org
facebook.com/BugdayDernegi
twitter.com/BugdayDernegi
Twitter paylaşımlarınız için hashtag: #YasasinTohumlar
Bir bumads sosyal sorumluluk içeriğidir.
16 Ekim 2012 Salı
Bernardo'dan Fark Yaratan Yenilikler!
Şık tasarımları ve kaliteli ürünleriyle tanıdığımız Bernardo, müşteri memnuniyetini en üst düzeye çıkarmak için yepyeni ürün ve hizmet standartları sunuyor. Satış öncesinde ve sonrasında içimizi rahatlatan bu yeni standartları Bernardo şöyle sıralıyor:
Kırık parça garantisi!
Bernardo’dan satın aldığınız yemek takımınızın kırılan parçaları için üzülmeyin. Çünkü Bernardo; 12 kişilik yemek takımlarına 5 yıl, 6 kişilik yemek ve kahvaltı takımlarına 2 yıl boyunca parça tedariği garantisi veriyor. Yemek takımınızın kırılan parçaları en kısa sürede Bernardo tarafından temin ediliyor. Üstelik yemek takımınızı ek parçalarla zenginleştirmek isterseniz, daha sık kullandığınız parçaları da Bernardo’dan satın alabilirsiniz.
%100 sağlıklı ham madde!
Yemek takımı satın alırken çoğumuz yalnızca desenlere ve renklere odaklanıyoruz; fakat ne yazık ki günümüzde pek çok üretici maliyetleri düşürmek ve daha fazla kar etmek için insan sağlığına zararlı ham madde kullanımına başvuruyor. Normal şartlarda 1200 derecelik fırınlarda sabitlenmesi gereken sır ve desenler, ağır metallerin kullanımıyla 800 derece sabitlenebiliyor. Böylece enerjiden ve maliyetten tasarruf ediliyor.
Bernardo ise üretim süreçlerinde sağlığa zararlı hiçbir ham madde kullanmıyor. %100 sağlıklı ham maddelerle üretilen yemek takımlarıyla Bernardo, ailenizin sağlığını önemsiyor.
Değişim garantisi!
Bernardo’dan satın aldığınız yemek takımını, ambalajını açmadığınız sürece 5 yıl içerisinde değiştirebilirsiniz. Böylece değişen trendler ve zevklerinize uygun bir yemek takımıyla stil sahibi sofralar yaratabilirsiniz.
Sigortalı kargo servisi!
Mağazalardan ya da bernardo.com.tr’den satın aldığınız yemek takımları kargo ile size ulaştığında kırık ya da hasarlı çıkarsa, Bernardo ürününüzü hemen yenisi ile değiştiriyor. Sorunsuz bir alışveriş deneyimi Bernardo’da sizi bekliyor.
Bernardo'yu Facebook'ta takip edin, yeniliklerden ilk siz haberdar olun : https://www.facebook.com/bernardosofratasarimuzmani
Bir bumads advertorial içeriğidir.
Kırık parça garantisi!
Bernardo’dan satın aldığınız yemek takımınızın kırılan parçaları için üzülmeyin. Çünkü Bernardo; 12 kişilik yemek takımlarına 5 yıl, 6 kişilik yemek ve kahvaltı takımlarına 2 yıl boyunca parça tedariği garantisi veriyor. Yemek takımınızın kırılan parçaları en kısa sürede Bernardo tarafından temin ediliyor. Üstelik yemek takımınızı ek parçalarla zenginleştirmek isterseniz, daha sık kullandığınız parçaları da Bernardo’dan satın alabilirsiniz.
%100 sağlıklı ham madde!
Yemek takımı satın alırken çoğumuz yalnızca desenlere ve renklere odaklanıyoruz; fakat ne yazık ki günümüzde pek çok üretici maliyetleri düşürmek ve daha fazla kar etmek için insan sağlığına zararlı ham madde kullanımına başvuruyor. Normal şartlarda 1200 derecelik fırınlarda sabitlenmesi gereken sır ve desenler, ağır metallerin kullanımıyla 800 derece sabitlenebiliyor. Böylece enerjiden ve maliyetten tasarruf ediliyor.
Bernardo ise üretim süreçlerinde sağlığa zararlı hiçbir ham madde kullanmıyor. %100 sağlıklı ham maddelerle üretilen yemek takımlarıyla Bernardo, ailenizin sağlığını önemsiyor.
Değişim garantisi!
Bernardo’dan satın aldığınız yemek takımını, ambalajını açmadığınız sürece 5 yıl içerisinde değiştirebilirsiniz. Böylece değişen trendler ve zevklerinize uygun bir yemek takımıyla stil sahibi sofralar yaratabilirsiniz.
Sigortalı kargo servisi!
Mağazalardan ya da bernardo.com.tr’den satın aldığınız yemek takımları kargo ile size ulaştığında kırık ya da hasarlı çıkarsa, Bernardo ürününüzü hemen yenisi ile değiştiriyor. Sorunsuz bir alışveriş deneyimi Bernardo’da sizi bekliyor.
Bernardo'yu Facebook'ta takip edin, yeniliklerden ilk siz haberdar olun : https://www.facebook.com/bernardosofratasarimuzmani
Bir bumads advertorial içeriğidir.
Etiketler:
BUMERANG
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



























1.jpg)
3.jpg)








