
17 Temmuz 2008 Perşembe
16 Temmuz 2008 Çarşamba
ANSIZIN
Ben sensiz olanlara seni aratıyorum,
Ben sensiz kalanlara seni yaratıyorum,
Seni saklayacağım, seni yazıp-andıkça
Kendimi çoğaltıyor, seni kuşatıyorum.
Unutturmayacağım, seni yaşatacağım,
Kendimi çoğalttıkça, seni kuşatacağım,
Her zamanda, her yerde sen bende yaşadıkça...
Sen evreninde sana seni aratacağım.
Özdemir Asaf
13 Temmuz 2008 Pazar
7 Temmuz 2008 Pazartesi
5 Temmuz 2008 Cumartesi
sınav çok ii geçti arkadaşlar, bu işi de hallettim. üff girilcek sınav kalmadı bu aralar, ispanyolcaya başlamam şart oldu. defter kalemden uzak kalmak yaramıo bana.
bu arada benim kardeşim o kadar küçük değilki, bi karışıklık olmasın kendileri benden daha uzun ve 22 yaşında koskocaman bi hatun oluolar. neden ööle demiş sayın yorumcular anlayamadım:S
hadi ben gezmeye gidiorum, keyif zmnı... baş baş:)
4 Temmuz 2008 Cuma
bu güsel izmir akşamında evde oturup ehliyet sınavına çalışmaktan bunalmış ben balkona attım kendimi. aldım notebookumu açtım geçmiş sınav sorularını bi yandan da slow müzikler eşliğinde soru çözüorum. yan taraftaki aileye de akşam yemeği eşliğinde müzik dinleme imkanı sağlıorum.;)
ahhh keşke şimdi alsancakta olabilseydim cuma cuma çok da güsel olurdu sanırım, neyse artk hevesimisi yrna bırakacağıs. yrn uzun zmndır görüşemediğim bi çocukluk arkadaşımla buluşucam eminim ki çok keyifli dakikalar olacak bisim için.
benim için sınavda bol şans dileyin sevgili okurlarım, ayrıca trafikle ilgili dönüş hakkı kimindir sıralayınız soruları için daha da büüük şans dileyin olurmuuuuu????
2 Temmuz 2008 Çarşamba

"Milyonlarca yılda doğanın hazırladığı irili ufaklı tuvaller, dalgalar üzerlerinde, denizin derinliklerinde, kumsalda gezinirken size; “Ben buradayım ve seni bekliyorum, al beni seyreyle. Hikayemi çizgilerimde, renklerimde, kıvrımlarımda, damarlarımda anlatacağım sana. Hadi al beni eline. Bak sıcacığım ben. Ve senin hikayenle buluştur beni fırçanın dokunuşlarıyla. Ben kim miyim? Beni tanıyorsun. Yıllardır tanışıyoruz ama hep ayaklarına dokundum, bazı zamanlar üzerimde bedenini gezdirdin. Evet ben, deniz taşıyım, çakıl taşıyım. Ben senin yeni sırdaşınım, en eski kitabınım, en yaşlı tuvalinim. Ben senin bundan böyle gücünün bittiğini hissettiğinde işyerindeki masanda, trafikte sıkışıp bunaldığında arabanda, kendini yalnız hissettiğinde hemen avucunda bulacağın en bilge dostunum.” demekte. "
bu paragrafı bu işe gönül vermiş özgemişiyle de ilgimi çeken bi ressamın sitesinde okudum, benim gibi deniz kabuklarından etkilenen birileri varmış ne mutlu...
ben de bundan sonra değişik dekoratif objeler oluşturmanın yanı sıra deniz kabukları ve taşları üzerine resimler çizmeyi deneyeceğim. başarılı olduuna inandıklarımı sizinle de paylaşırım
bu arada foto için tşkler "Ra" ;)

1 Temmuz 2008 Salı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





