30 Nisan 2008 Çarşamba

hani olur ya; hevesle konuşmaya başlarsın birileriyle, ama karşındaki o kadar donuktur ki bi anda bütün hevesin kaçar, sözler uçar bi anda, kurmak istediin cümlelerden bile vazgeçersin... neden bööle anlam veremessin, o beklenilen an bu olmamalıdır der hayal kırıklıına uğrarsın ve zonklamakta olan başın daha da şiddetli ağrımaya başlar. sonra bu iletişim yolunu irdelersin kafanda uzun uzun... ???? bööle anlara gıcık oluorum üfff :(

28 Nisan 2008 Pazartesi


cumartesi çok keyifliydi, inciraltı taraflarında bir gezinti, yürüyüş, feribot keyfi fln çoook güseldi. şehir ormanının da ilk defa tadını çıkardım, bol bol da fotoğraf çektim.



ama ya pazar :( biras mutfakta işlerim vardı, başladım yemek yapmaya çeşit çeşit, soora da işleri halledip yürüyüşe çıkma planı vardı kafamda. hızlı bi şekilde hallettim işlerimi hazırlandım bi güsel, bi de baktım ki yağmur aralıksız olarak yağmakta. hüsünün duaları gerçek mi oldu ne anlamadım:S ne kasvetli bi gündü, can sıkıntısından nette takıldım bi süre, o bile can sıkıntımı geçiremedi.


düne dair en güsel şey sanırım galatasarayın feneri yenmesiydi :) en büüük cimbom başka büük yok:) ohh şampiyonluu da kaçırdınıs;)



ben de değiştirmek istiorum blogumun formatını, bana yardım eden yok ama ya, kendininkini değiştirio sürekli beni kıskandırıo bööle de yapılmaskiiiii:(



bi deeeee, neye gıcık oluorum fena halde bu aralar herkes bi yurt dışına gidio iş gezisiydi, fuardı derken. ben hala ülkemde öölece çalışıyorum. madem gidiosunus bari facebookunuza yazıp beni çatlatmayın olmas ama yaa:(



ztn hava olmuş buz gibi, nisan sonuna yakışmayan bi bulutlu, kapalı, iç karartıcı bi hava hakim izmir'de... İnsanın kolunu kaldırası gelmio, bari arada bisi hatırlayan arkadaşlarımıs da olsa...



26 Nisan 2008 Cumartesi

Zaman durdu sözünle, ay tutuldu gözünde
Doğamadım sesindeydi
Sözüme kurşundu her kelime,kanamadım.
Bir nefesti hiç oldu,
Bir ömürdü, düş oldu.

Geceyi hiç görmemiş

Gündüze hiç aldanmamış bir şehirde

Artık bir kabusum var benim de

Sadece senin gözlerinle gördüğüm senin gözünde

Tahammülsüz aşklar yok bu şehirde

Karınca kararınca yeten sevdalar var bize

Olmuş olan, olacak olan her şey sana doğru

Ve şimdiye kadar hiç bir ölümlü...

22 Nisan 2008 Salı

beni bırakma- feridun düzağaç




gel bak bir elimde gökyüzü var halaaa
ötekinde kayıp giden yıldızlar laaa laaa
sakinliğe kavuşmuş durumdayım, evimde kardeşimle olmanın keyfi bambaşkaymış. bu yoğun trafiğin ardından bunu kıymetini bir kez daha anladım.


kışlıkları kaldırıp yazlıkları yerleştirme olayına da girdim haftasonu, oldukça uğraştırıcı bi iş ama üstesinden geldim sonunda. gözümde büüttüğüm kadar yokmuş dedim yine, ama olay başlayana kadar işte;)

balkonda uzun uzun kahvaltılar fln, ohh be evim gibisi yok... ama bugün ikametgah zırvası beni bezdirdi, taşınmak ne kadar zormuş 2 ay gecikmeli de olsa aldık tepeden ikametgahımısı ama binbir dertle, eziyetle. bütün gün koşuşturdum evrakların peşinde:(

ehliyet kursuna da başladım bu gün itibari ile, sonunda yenicem inş. bu korkuyu ben de araba kullanıcam. bu işim için de gerekn bişii olmaya başlamasa hiç yanaşmasdım herhalde.ama ne yalan sööliim özenmeye başladım şimdiden;)

bi söz duydum baya düşündürdü beni hoşuma da gitti, msnme bile ileti olarak yasdım.

İçinde bir his olmakla, bir hissin içinde olmak, ne de uzak birbirine...

15 Nisan 2008 Salı

keyifli geçen bi haftasonun ardından yeni bir hafta daha başladı. cuma gecesi lokal çatıda güsel bi eğlence ile başlayan haftasonu tatilim, cumartesi temizlik pazar alışverişi ve yemek üçgeni içerisinde geçti. ardından pazar günü annemle yaptııımıs yoğun gezme programı ile baya bi yorulduk. tüm körfezi dolaştık desek yeri var. bosatanlı sahilinde çimlerde uzanıp soğuk bişiiler içerek uçurtma uçuran çocukları izlemek kadar keyif veren bişii olamas insana. soora karşıyakada biras alışveriş daha soora vapurla konak ve ordan alsancak derken baya bi gezmişiz. eve döndüümüsde anladık yorulduumusu, ama gezmeyi seven bi insan olarak pazar günü evde oturmak tabiatıma aykırı benim biliosunus sevgili okurlarım;)
yeni hafta baya hareketli başladı benim için, bakalım nası son bulacak...

10 Nisan 2008 Perşembe

8 Nisan 2008 Salı


bıraktım kendimi rüzgârın, yıldızların eline

düşünmedim olup bitenleri

bıraktım sadece...

7 Nisan 2008 Pazartesi


yine güsel bir pazar, yine benim bahar aylarında içime sığmayan müthiş enerji ve gezme aşkı ile bisimkileri sürükledim yağmur çamur demeden inciraltına. napiim ailece bi pazar geçirmeyi de özlemişim, hele bi de ailem uzakta olunca... o yağmurda bisden başka kimse çıkmas yola derken bi baktık ki özdilek'in otoparkında yer bulmak her zmnki gibi çok zor oldu. orda bi alışveriş olayından (kocaman güsel süslü bi şapka en favori parçam) soora dışarıya çıktığımısda havanın gittikçe açılmakta olduunu görünce daha da sevindim ve kipaya dooru ilerlemeye karar verdik. (hala aklımda o gemi müzesi var gidemedim eksik kaldım en uygun zmnda ilk iş orayı gezmek olacak) kipa, boyner, tepehome derken orda da alışveriş çılgınlığına devam ettikten soora güsel bi yemek yedik. veee sonunda benim üç senedir aradığım turkuaz renkli yemek takımını bulduk acilen paketleterek kocaman kutu ile eve dönmek daha da bi sevindirdi beni. deniz havası ve beraberinde yağmur, sonrasında açan güneş birçok hoşluğu içinde barındıran bi gün oldu...

4 Nisan 2008 Cuma


insan, insan olmayı becerebildiği sürece aşk hep
kalacaktır, kalmalıdır da...


aşık olamayan, aşığım diyen
birini anlayamayan başını
ellerinin
arasına alıp ağlamalıdır, bozulan
kimyası için :))

kimyasıyla beraber insanlığıdır bozulan..
Cok acı da çekseniz sonunda,
karşınızdaki aslında hiç
haketmese de sevginizi, bunu biliyor olsanız da

herşeye karşın birini sevebiliyor olmak,

bunu yapabiliyor olmak güzel bişey :))
birini anlamak, bazı duyguların farkında
olabilmek

ve bu farkındalığı özel anlarla
süsleyebilmek, aklını ruhu

başka hiçbir düşünce kaplamadan sadece
onunlayken o anı

yaşayabilmek özgürce, bunlar bazen ne kadar
da zor ....

ya da bazı insanlar için imkansız
bile:(



yeni parfümümden çok memnunum çook...
"Neşeli, rengarenk çiçeklerden oluşan buket, mor yapraklı zambak imzasını taşıyor. Ilık ağaçsı kokular ve seksi musk ile devam eden koku vanilyanınhafif dokunuşu ile tamamlanıyor." demişlerdi de ben inanmamıştım;) katalogdan sipariş verdiğim için de heyecanla gelmesini bekliyordum, sonuç başarılı oldu, tam benlik bi kokuymuş tavsiye ederim bayanlar "flower by cynthia rowley"

2 Nisan 2008 Çarşamba

haluk güler'den
YAŞAMAYA DAİR
Yaşamaya zaman ayırın, zira zaman bunun için yaratılmıştır. Çalışmaya zaman ayırın, başarının bedeli budur. Düşünmeye zaman ayırın, güçlü olmanın kaynağı budur.Çevrenize nazik davranmaya zaman ayırın, mutluluğa giden yol budur. Etrafınıza bakmaya zaman ayırın, günler bencilliğinize yetmeyecek kadar kısadır. Gülmeye zaman ayırın, ruhunuzun müziği budur. Çocuklarınızla oynamaya zaman ayırın, zevklerin en büyüğüdür. Sevgiye zaman ayırın, insan olabilmenin sembolü budur.
Goethe