31 Aralık 2008 Çarşamba
yeni yıl, yeni güzellikler getirir umarım:)
28 Aralık 2008 Pazar
2009'a 3 kala
İki... Sıfır... Sıfır... Dokuz... yılında mı ? Geriye sayayım o zaman... 26 Aralık 2008 Cuma
Evlilik Değil, Evcilik!
23 Aralık 2008 Salı
hünkar beğendi:)
Malzemeler :
Beğendi için;
5 adet orta boy patlıcan
2 yemek kaşığı tereyağı
2 yemek kaşığı un
1 su bardağı süt
1 çay kaşığı tuz, karabiber
yarım limon
etli kısım için;
750 gr kuşbaşı dana ya da kuzu eti
2 adet kuru soğan 2 adet domates ya da
1 yemek kaşığı salça
1 yemek kaşığı tereyağı
1 çay kaşığı tuz, karabiber
Hazırlanışı:
Kuru soğanları yemeklik doğrayın, domatesi rendeleyin, oda sıcaklığında yumuşamış tereyağını ve kuşbaşı etleri bu malzemeyle karıştırın.
Tuzunu ve karabiberini ekip, suyunu koyun ve etler yumuşayıncaya dek pişirin. (Orta, hatta kısık ateşte). Etler pişerken, beğendiyi hazırlamaya geçin.
Varsa ocak üzerinde mangalda yada de tepsiye yağlı kağıt yayıp, patlıcanları fırında közleyin. Patlıcanlar iyice pişince, akan su altında kabuklarını soyun ve kararmamaları için limonla ovun.
Başka bir tencerede tereyağını eritin, unu pembeleşinceye dek kavurun. Sürekli karıştırarak soğuk sütü azar azar ilave edin, koyulaşınca patlıcanları ekleyin. 10 dakika daha pişirin, tuzunu, karabiberini serpip, ateşten alın.
Servis için önce tabaklara beğendiyi paylaştırın. Sonra üzerlerine birer kepçe yahniden koyun.
22 Aralık 2008 Pazartesi
en uzun gece...
20 Aralık 2008 Cumartesi
dereotlu lorlu kurabiyem
1/2 kg tatlı lor
1 su bardağı sıvı yağ
100 gr yumuşak tereyağı
2 yumurta (birinin sarısı üzerine sürmek için ayrılır)
1 demet ince kıyılmış dereotu
1 paket kabartma tozu
tuz
aldığı kadar un
Hepsi iyice yoğrulur.Yağlı kağıt serili tepsiye ceviz biüyüklüğünde toplar yuvarlanıp dizilir.Üzerine yumurta sarısı sürülüp çörek otu serpilir. Önceden ısıtılmış fırında 180 derecede pişirilir.
geleceğimiz kararmadan...
kardeşim bugün geleceğin bir eczacısı olarak arkadaşları ile ankaraya mitinge gidiyor, ben de onlara yaptığım lezzet pınarından dereotlu lorlu kurabiyelerimle destek vermeyi uygun gördüm:)uyku tutmadı
şemsiye taşımayı sevmeyen zat-ı alim feci bir şekilde ıslandı kurstan eve gelene kadar, aman yine hasta olmayayım die sarıldım ıhlamurlara tarçın çaylarına ama onlar bile uyumama yardımcı olamadı
sizler de dinleyin istedim funda ararın bu şarkısını
18 Aralık 2008 Perşembe
İstikbal Marşı
İSTİKBAL MARŞI
Bakma, dönmez şafak vakti yurttan kaçan o alçak!
Dönmeyip Amerika'da, arlanmaksızın yaşayacak!.
O benim milletimin hırsızıdır, yurdu soyacak,
Hortumladıkları benimdir, milletimindir ancak!
Çalma, kurban olayım hepsini ey hırslı çakal!
Gariban halkıma da bir pul bırakacak kadar al!
Olmaz sana götürdüğün paralar sonra helal,
Hakkını vermezsen burdaki ortaklarının behemehal!
Ben ezelden beri aç yaşadım,aç yaşarım!
Hangi hükümet beni kurtaracakmış,şaşarım!
Kurumuş musluk gibiyim, ne akar ne taşarım!
Yırtsam da bir tarafımı, hiç görülmez başarım!
Mali krizler, yoluna örmüşse çelikten bir duvar,
Benim .ceğiz, .cağız diyen bir hükümetim var!
Bağırsın korkma, nasıl işimize burnunu sokar?
'Avrupa Birliği' denen tekdişi kalmış canavar!
Arkadaş, Meclis'e namusuyla çalışanları uğratma sakın!
İşe aldıracakların, olsun hep sana yakın!
Gelecektir, cezanı vereceği günler Hakkın,
Kim bilir belki yarın, belki yarından da yakın!
Yaktığın yerleri 'orman' diyerek geçme, tanı!
Çalışanı işten at, doldur kadroya yatanı!
Gözleri açık yatır seni kurtaran atanı,
Satılmadik o kaldı, durma satıver şu vatanı!
Sermaye mutlu olsun, olsa da çevre feda!
Semizlettin Apo'yu, mezarında dönsün Şüheda!
Uydurma kanunlarla Meclis'ten getirin seda!
On bin Yıllık tarihe, yurdum ederken veda!
Cümlenizin bu yurdu yok etmek mi emeli?
Yediginiz herzelere başka ne demeli!
Oyuverin altını iyice sallansın temeli,
Yurdumun ki, sonunda vatandaş kükremeli!
O zaman durur belki gözümden akan yaşım,
O zaman doğrulur belim, yukarı kalkar başım,
O zaman boşa gitmez yıllarsüren uğraşım!
HESABINI VERİP TE GİTTİĞİNİZ GÜN KARDAŞIM,
Dalgalanın dolar gibi sizde şimdi ey suçlular!
Olsun artık soyguncuya vurulacak bir yular,
Ebediyen, öyle yok hesapsız bir iktidar!
Hakkıdır 'garip yaşamış vatandaş'ın da gülmek,
Hakkıdır ezilmiş milletimin, aydınlık bir İstikbal!
Cem YILMAZ
16 Aralık 2008 Salı
Bush'a ayakkabı fırlatma oyunu
oyun 1 için tıklayın
oyun 2 için tıklayın
Kahve Molasından...

Hükümsüzdür… Kurduğu hayaller uzun sürmedi…
Her yönüyle insan Atattürk

15 Aralık 2008 Pazartesi
tatil dönüşü
biras önce dinledim
10 Aralık 2008 Çarşamba
Blogum 2 yaşında

5 Aralık 2008 Cuma
Buona Vacanza:)
4 Aralık 2008 Perşembe
yaklaşımlar...
"Karar vermeyi bekleyen başlangıçlar, acı veren bitişler, sürüklenip giden ilişkiler, acemice aşka duyulan korkudan kaçışlar, yalnızlıklar, heyecanlı bekleyişler, kavuşmalar... Farklı herkesin canını yakan şey, içini yakıp kavuran, uyutmayan, nefes alırken boğazına takılan, heyecandan çılgına çeviren apayrı nedenler. Ama aynı; çalan şarkılarda dalıp gidişimiz, kanayan yerlerimiz, güçsüz düşüşümüz, beklentilerimiz, hayal kuruşumuz, sevinçten çığlık atışımız, yıldızlara bakıp dilek tutuşumuz, isyan edişimiz, küçücük bir bebeğe gülüşümüz, gökyüzüne bakıp derin derin nefes alarak özgürlüğümüzü hissetmemiz, kapıyı çekip gidişimiz ya da gözlerimizi uzaklara dikip bekleyişimiz…"
okuduğum bi denemede hayatı bu şekilde tanımlamış yazar, oldukça hoşuma gitti... yine içinden kendime pay çıkardım sanırım;)
bu hastalık hali malesef devam etmekte, insan hasta olunca daha bi duygusallaşır ya, bana da olan bu sanırım. alınganlıklarım da mevcut arada;) ama düşünüyorum da biri için 1,5 saat uzakta bir yere gitmek, onu özlediğin için gitmek ayrı bi yaklaşım, olaya sadece olsada olur olmasa da dediğin bir etkinlik için gideceğini düşünmek bambaşka bir yaklaşım...

