8 Haziran 2008 Pazar


beklemesi en zor anlar üzerine düşünüorum bu aralar... nedendir bilinmes ;)
oldukça sabırlı bi kişil olmama rağmen...

kimi zorlu bi sınavın bitmesini bekler, kimi maaş gününü bekler, kimi bir msj bekler, kimi de telefonun çalmasını bekler... ne zor şeydir bu beklemek

başka şeyler düşünmeye çalışırsın. mesela müzik dinlemek istiyordur canın, ama lanet olsun bu seferde sesini fazla açamazsın, ya arar da duymazsam telefonu diyip....

oyalanmak için bir kitabın sayfalarını çevirirsin, elbette ki okuyamazsın ve arasıra gözün sehpanın üzerinde duran o aptal telefona kayar. sanki çalsa duymayacakmışsın gibi...

gece ağır ağır ilerlemektedir. arada sırada saate bakarsın. 'geç olmuş, bu saatten sonra da aramaz herhalde' demeye başlarsın, 'zaten arasa da kıymeti yok artık'lara doğru bir iç yolculuğa çıkarsın...

evin telefon bulunmayan odasına gidersin, orda daha rahat olabileceğini düşünürsün, bu sefer de uğultular duymaya başlarsın, telefon sesine benzer uğultulardır bunlar...

onun şu anda seni aramak yerine ne gibi bir aktivite yaptığını düşünürsün ki bu en kötüsüdür...

var mı sizin de aklınıza gelen bööle anlara örnekler?

1 yorum:

ran dedi ki...

Biraz aşk biraz yaLnızLık ekLenince acıLarına hiçbiirşey yapamaz oLursun.
SewgiLerini kaybedersin karanLıkta, hayatını uğruna yakabiLeceğin kişiyi kaybedersin.sana gösteriLen gerçek sewgiLeri yakarsın kendi eLLerinLe sahteLeriNin yanında.
Şimdi ise ne yeniden basLamak icin, nede dewam edebiLeceğin takatinin kaLmadığını düşünüyorsundur. MutLuLuk meLeği kanatLarını düsürmüşsün.
Nefes aLabiLmesi icin ya sewgiye aç ruhunu yada nefrete..