
30 Nisan 2007 Pazartesi
Konuşturma çok doluyum

Don't Write Me Off
It’s never been easy for me
To find words to go along, with a melody
But this time there’s actually something, on my mind
So please forgive these few brief awkward lines
Since I’ve met you, my whole life has changed
It’s not just my furniture, you’ve rearranged
I was living in the past, but somehow you’ve brought me back
And I haven’t felt like this since before Frankie said relax
And while I know, based on my track record
I might not seem like the safest bet
All I’m asking you, is don’t write me off, just yet
For years I’ve been telling myself, the same old story
That I’m happy to live off my so called, former glories
But you’ve given me a reason, to take another chance
Now I need you, despite the fact, that you’ve killed all my plants
And though I know, I’ve already blown more chances
Than anyone should ever get
All I’m asking you, is don’t write me off, just yet
Don’t write me off just yet
bu da benim favori şarkım oldu, dinlerken çookk duygulandım...

I've been living with a shadow overhead
I've been sleeping with a cloud above my bed
I've been lonely for so long
Trapped in the past, I just can't seem to move on
I've been hiding all my hopes and dreams away
Just in case I ever need em again someday
I've been setting aside time
To clear a little space in the corners of my mind
All I want to do is find a way back into love
I can't make it through without a way back into love
Oh oh oh
I've been watching but the stars refuse to shine
I've been searching but I just don't see the signs
I know that it's out there
There's got to be something for my soul somewhere
I've been looking for someone to shed some light
Not just somebody just to get me throught the night
I could use some direction
And I'm open to your suggestions
All I want to do is find a way back into love
I can't make it through without a way back into love
And if I open my heart again
I guess I'm hoping you'll be there for me in the end
There are moments when I don't know if it's real
Or if anybody feels the way I feel
I need inspiration Not just another negotiation
All I want to do is find a way back into love
I can't make it through without a way back into love
And if I open my heart to you
I'm hoping you'll show me what to do
And if you help me to start again
You know that I'll be there for you in the end
29 Nisan 2007 Pazar
21 Nisan 2007 Cumartesi
20 Nisan 2007 Cuma
17 Nisan 2007 Salı
sen dönmeden uyumam bu gece-yalın

yangın bir aşka atılıp kor olmalıyım
mutluluk yürekli olana yakışır
ben sevdiysem buna kim karışır
onlar buna dümdüz delilik diyorlar
deli kalp sesinin izinde bilmiyorlar
yorulmadan hangi tepe aşılır
ben sevdiysem buna kim karışır
isteyipte söyleyemediğim çok şey var
sen dönmeden uyumam bu gece
düşün bi benden başka gerçeğin mi var
sen dönmeden uyumam bu gece
sen dön ben uyumam bu gece
16 Nisan 2007 Pazartesi

13 Nisan 2007 Cuma
11 Nisan 2007 Çarşamba
10 Nisan 2007 Salı
hepimiz kendimizin çalışanıyız...
Çalışma hayatı artık eskisi gibi değil. Artık hemen hiç kimse bir şirket için 25-30 sene çalışıp, altın bir saatle emekli olmuyor. Günümüz modern çalışma hayatında süregelen tek şey değişim: Ekonomik koşulların ve şirket yapısının, çalışanlar açısından da kariyer ve işe yönelik tavır ve davranışların değişimi.
9 Nisan 2007 Pazartesi
8 Nisan 2007 Pazar
hayat seçimlerden ibarettir...
“Hayat Seçimlerden ibarettir.” Kaç yaşımda olduğumu hatırlamıyorum ama izlediğim bir filmde karşılaşmıştım bu tabirle… Bir öğretmenin fakir bir muhitten gelen öğrencilerinin isyanlarını dindirmek için gösterdiği çabayı konu alan bir filmdi. Filmin ismini bile hatırlayamıyorum şuan… Tek hatırladığım öğretmenin bu sloganı ‘Hayat Seçimlerden İbarettir’
Hayat seçimlerden mi ibarettir gerçekten… Seçim yapmak alternatifler arasından bir tercihte bulunmak demektir. Bu açıdan bakıldığında aslında karşılaştığımız her olayda, kendimizi içinde bulduğumuz her koşulda önümüzde en az iki seçenek oluyor ve biz birini tercih ediyoruz. Bazen ‘başka seçeneğim yoktu’ gibi bir tabir kullandığımız zamanlarda oluyor belki. Kendimizi köşeye sıkışmış gibi hissettiğimiz seçtiğimizi tercihe zorlanmış gibi hissettiğimiz anlar… Kendi isteklerimiz, hedeflerimiz veya beklentilerimiz doğrultusunda hiçbir seçeneğimizin olmadığı koşullarla da karşılaşıyoruz ve belki de kötünün en iyisini tercih etmek durumda kalıyoruz… Sonuçta yinede bir seçim yapmış oluyoruz… Aslında hiçbirinin tercihimiz olmadığı seçimlerimizden sonra yeni bir seçim yapmak durumdayız. Ya seçimimizle barışık yaşamayı tercih edeceğiz onu kabulleneceğiz ya da onunla sürekli çatışma halinde olacak, onu zorla kabul ettiğimizi sürekli anımsayarak yaşayacak ve isyan edeceğiz.
Aslında seçimin perde arkası da çok önemli. Seçim aşmasına nasıl geldik? Sadece ‘an’a bakarak bir değerlendirme yapamayız. Bizim irademiz dışında bize sunulan seçenekler arasında bir tercih yapıyormuşuz gibi hissederiz genellikle. Aslında birazda kendimiz hazırlıyoruz seçeneklerimizi, her seçimimiz ileride oluşacak bir seçeneğin temelini oluşturuyor. İçinde bulunduğumuz durumu sorgularken birazda önceki seçimlerimizin izlerini görmeye çalışmakta fayda var.
Her şey sadece bizim seçimlerimizin sonucu mu? Hayır… Bir arkadaşım ne üzerine olduğunu hatırlamıyorum ama bana ‘Hayat insanın insana takdiridir’ demişti. Onu şimdi daha iyi anlıyorum. Birileri bir şekilde biz istesek de istemesek de yaşamımıza giriyor ya da doğumumuzdan beri yaşamımızın bir parçası oluyor. Bizi irademiz dışında bir takım seçimlere itebiliyor ve biz de belki birilerini farkında olarak veya olmayarak seçimlere itiyoruz.
Hayatımda kendi elimle hazırlamış olduğumu düşündüğüm seçeneklerim de oldu, “neden ben, neden bu aşamaya geldim bunda benim ne gibi bir payım olabilir” diye düşündüğüm seçimlerimde oldu. Sonuçta her zaman önümde iki ayrı seçenek vardı ve ben birini seçtim. Seçimlerim yeni seçeneklerimi doğurdu. Yeni seçimlerim yeni seçeneklerimi doğuracak.
Seçeneklerimi zenginleştirebilmek için kendi lehime çevirebilmek için ne yapmalıyım? Bu soruyu sorarak yaşamak gerekiyor. Gözlerimizi etrafımıza çevirmemiz ve bizim için sunulan yeni fırsatları görmeye çalışmamız… Yaşamımıza giren insanların üzerimizdeki etkilerine bilinçli bir şekilde yön vermemiz… Her zaman kötü de olsa yapmış olduğumuz seçimlerle barışık yaşamamız, onların bize öğrettiklerini görmeye çalışmamız ve öğrendiklerimizle yeni seçimlere yelken açmamız…
bazı seçimlerin arifesindeyken bir blogda karşılaştığım bu yazı beni çok etkiledi, paylaşmak istedim...
6 Nisan 2007 Cuma
Kendin olmak mı, farklı olmak mı?
ŞiMDiiii LaLe Zamanıııı....
5 Nisan 2007 Perşembe


Bir adam vardı düşlerimde.
Sonsuz bir anlam karmaşasıyla,
Mor, eflatun ve siyahın…
Damarlarımdaki hüzün tonları gibi
Yağmurlu bir günde gelip
Hücrelerime yerleşen bir adam.
Çözmek isteyip çözemediğim,
Bilinmeyenlerle dolu bir denklemdi bu adam.
O'na olan mesafem;
Yaşanmamış yıllarım,
Bitip tükenmek bilmeyen beynimdeki sorularımdı.
Ve…Okyanusun derinliklerinde masmavi bir labirentOlduğunu düşünürsem,
Sürekli dibe vuran karanlıklarımdı.
Renkti, izdi.
Aydınlık ama siyah,
İçimi işgal eden soyuttu.
Bir formülü olmalıydı bu reaksiyonun.
En azından molekül ağırlığı bilinmeliydi.
Ama yoktu.
Sorular hep aynı,
Adam, hep aynıydı.
Bir gün beynimin çetrefilli tarlasında,
Düşünce analizi yaparken
Bir ses duydum gökyüzünden.
Uyandırdım O'nu.Düş değildi.
Anladım ki,Gerçek de değildi.
Çizgim, bedenimde değişti.
Düşüncelerimi beynimle yüzleştirdim.
Ve gördüm ki,
Hücrelerime yerleşen bu adam,
Yine yağmurlu bir günde
Kırmızı ve siyahın tonlarıyla son bulmuş.
Kilitler açılmış,
Yüreğimde somutlaşmış
Evren.
Gül Uğur
3 Nisan 2007 Salı

Bir ayak sesi duymayayım
Ümit Yaşar Oğuzcan
2 Nisan 2007 Pazartesi
özlemek ve özlenmek güselll...

Özlemek Güzel Şey Özleyecek, hasretini çekecek bir şeyi olmak güzel şey... Özlemin sonunda kavuşmak vardır çünkü... Özlem çekmek güzel şey... Özlemini çekecek bişeyi olmak... Anneyi özlemek, babayı özlemek, sevgiliyi özlemek... Yaşadığın yerleri özlemek... En büyük üzüntüleri, acıyı bile özlemek... Bir çift güzel gözü özlemek, asla kavuşamayacağın, hatta bilmediğin birini özlemek.. Ulaşılmazı özlemek, erişilmezi, insanın kendi özünü özlemesi.. Özlemek o yakıcı, kavurcu duygu... Özlemek güzel şey... Özlemeye değer birini bulmuş olmak demek özlemek çünkü... Özlenesi yaşantısı ve anıları olmak demek... Dokunmayı özlemek, sarılmayı ve gülmeyi ve gözlerine bakmayı özlemek... Sohbet etmeyi en iyi arkadaşınla, gözlerinin içi gülerek... Bir gülüşü özlemek... Durgun ve sessiz akan bir su gibi gülüşü..Aklında biri olmak, aklında olmaya değer birini bulmak demek çünkü özlemek... Özlemek yaşamak demek, bırakmamak demek, yola devam etmek demek...Bir türlü doyamamak demek özlemek, yanındayken bile özlemek bazen, doyamayacağın kadar sevdiğin şeyler var demek çünkü...Derin uykulardan hasretle uyanmak demek özlemek uykularını kaçıracak kadar hasret çektirenlere sahipsin demektir çünkü...Çılgınca bir özlemle uyanmak sabahları... Özlemek "YAŞAMAK ve YAŞATMAK" demek...
1 Nisan 2007 Pazar



















