31 Ekim 2007 Çarşamba

yeni yaşımın ilk günü güsel geçti, bugün şıkır şıkır da olmuşum, bi sürü iltifat aldım keyfim yerine geldi iice. şirketteki arkadaşlarla da bi kutlama yaptık, güseldi herşey, sevilmek, hatırlanmak güsel şey... bana hala bugün pzt gibi gelio, üreticilerle konuşurken de çok yanıldım, bi söz veriorum salı ya da çarş döncem diorum fln :S bi tuhaftı, neyse haftasonu daha çabuk gelecek o ii de, bu karanlıkta işten çıkma fikri hoş olmadı ya, çok karanlık:(

29 Ekim 2007 Pazartesi

25 yaşına giriorum...


Şair 35 için yazmışsa da en büyük şiirini,

25 de bir kilometre taşıdır,
ilk aşkını çoktan yaşamışsındır mesela 25'te,

belki unutmuşsundur bile.
sesiz sessiz aglamışsındır

yalnızlık çektiğin bir şehirde,
kimisine pittsburgh'ta çıkar yalnızlık piyangosu,

kimisine başkentte...

25 güzeldir,
hala bir parça delidir doludur

ama artık yavaş yavaş olgundur,

düşünür, düşünür,

çok düşünür de kişi,

düşünnmekten bir gün yorulur,

bir nefes almak için durur 25'te...

yollar açılr kapanır,

hangisine girecegine bilemezsin bazen,

kimisi çoktan bilmem ne şirketinin müdürü olmuştur arkadaşların,

kimi sevdiğiyle elele gözgöze,

kimisi gebe,

kimisi hala hergele...

herkes iyidir hostur da,

sanki bir sen yalnızsındır su kocaman 25'te...

amaaaaa.... günlerden birgün -

ama nedense hep çeyrek asırlık oldugun yıla rastlar-

birden aşık olurverirsin,

inanamazsin yüreğine,

beynin bir kerelik olsun susar,

kulak verir kalbine.
25 güzeldir,

gümüş yıldır,

aşk yılıdır,

birden kendine şaşırma yılıdır,

güzel kararların,

umutların, aşkların, başarıların yılıdır,

Gökçe'nin yılıdır yani! :)

bugün 25 oldum... nil ablanın şarkılarındakine inat, ne "güzel" bir kariyerin yanında çocuk da yaparım diyorum, ne de tek taş hayalim var. (hele o filmi izledikten soora)

ztn ne evlenesim var ne de çocuk yapasım, gerçi özenmio diilim yolda bana bakıp gülümseyen bebeklere...

25 yaşın ruhundan mı nedir ben de sessiz bir geveze olduğumu düşünmeye başladım. ondan da öte ölesiye yorgun hissediyorum. yüksek sese (müzik de dahil) tahammülüm yok... alıp başımı gidesim var, belki yeni yaşımla pek alakası olmayabilir. en tuhafı nereye gitmek istediğimi de bilmiyorum. yorgunluğumun yanında içimde büyük de bir öfke var belki kendime söylemek isteyip de söyleyemediklerimden, belki bu yaşa kadar sevdiğim insanların başka kadınları severmiş gibi yapmalarından, belki doğru zamanda doğru yerde olamadığımdan, belki de aşkın kıymetini bilemediğimden, belki de umutlarımı ertelediğim baharı bir yerlerde unuttuğumdan, belki de unutulduğumdan...

28 Ekim 2007 Pazar


üfff bi melankoli var üzerimde, içim sıkıldı yaaa, şööle gitsem bi yere avazım çıktığı kadar bağırsam fln ii gelir mi acaba... neyse bööle bişey diil galiba bunun ilacı başka....


neyse güsel konulara geçelim laptoşuma kavuştum, sürekli beraberis kendisiyle... çok ısındım, parmaklarım da alıştı, hele bi de carettam var şirin ona da bayıldım, bunlarla idare edices artık ;)

Yüzünü Dökme Kücük Kız - Sezen Aksu



Yüzünü Dökme Küçük Kız
Bırak Üzülmeyi
Yalnız Senmisin Bir Düşün
Unutan Sevilmeyi
Her Siyahın Bir Beyazı
Gecelerin Gündüzüde Vardır
Yüzünü Dökme Küçük Kız
Kızma Onlara
Yalnız Senmisin
Bir Düşün
Zincir Oranda Buranda
Her Tutsağın Bir Kaçışı
Uykunun Uyanışıda Vardır
Yüzünü Dökme Küçük Kız
Yaşamın Anlamını Bul
Sonra Dinle Kendini
Yolunu Bil
Her Siyahın Bir Beyazı
Gecelerin Gündüzüde Vardır

26 Ekim 2007 Cuma

vodkamı yudumlarken

Vodkamı Yudumlarken

Balkonda vodkamı yudumlarken gece gördüğüm rüya aklıma geldi.
Akşamüstü, hava bulutlu ve sıcak, üzerimde en sevdiğim kırmızı
gömleğim, deniz kenarında bekliyorum.
Bir kayık yanaşıyor karanlığın içinden kıyıya doğru..
Yüzünü seçemesemde hissediyorum sen olduğunu,
çıkman için elinden tutuyorum..

Yürüyoruz biraz deniz kıyısında, uzun bir iskelenin
sonunda duruyoruz. Islak tahtalara oturup eskiyi
yadediyoruz ve yine eskisi gibi elini tutuyorum,
birazdan gideceğini bile bile..

Hiç öpüşmüyoruz, hiçbir şey olmamış gibi konuşuyoruz.
Arkadaş gibi de değil sevgili gibi de..
Farklı insanların çoğrafyasında dolaşırken,
birbirimizi düşünüyoruz.

Sonra uyanıyorum Tarsus sabahına, dışarıdan gelen
seslerle yarıda kesiliyor rüyam.
Uyandığım da gözlerim deki nemi farkediyorum ama
inat ediyorum...

Radyoyu açtığımda çalan şarkı ise garip geliyor,
tüm olanların üzerine..

"Bu aşk iki ruhtan kopan
İsyancı günahların sığındığı
Issız bir adaydı
Hayat denen azgın denizde,

Bu aşk gerçeğin gözünün içine baka baka
Gülümsemekti acılara,

Bu aşk bir devrimdi her şeyi reddeden
Ve her devrim ilk kendi çocuklarını tüketir.

Seninle ben bu öykünün kaybeden iki kahramanıyız
seninle ben dünya denen cehennemde iki garip yalancıyız

Ersel Akant

25 Ekim 2007 Perşembe


Yan yana geldikçe daha uzak
Birlikteyken daha kimsesiz
Bir ağrı sızım sızım yeri belirsiz
O da yalnız
Ben de yalnız
Acılar tütüyor bacamızdan
Görünmeyen taş duvarlar örmüşüz
Duvar olduk kendimize kendimiz
Ne yana dönsek
Kendimize çarparız.

Aziz NESİN

23 Ekim 2007 Salı



ruhumu sallayan salıncak bomboş şimdi...





asfaltlarda ölü yağmur damlalarını topladım bugün...

22 Ekim 2007 Pazartesi


Şiddetle ve nefretle kınıyorum... :(

“TÜRK DEVLETİ BÖLÜNMEZ BİR BÜTÜNDÜR”

21 Ekim 2007 Pazar

ooo bu haftasonu yapılacak çok işim var sanıyordum ki sonradan gözümde fasla büyüttüğümü anladım... sabahtan başladım yazlık kışlık değişimi yapmaya, amma zmn alan bi iş bu ya çok sinir bozucu.naftalin kokusundan bayılıodum nerdeyse, çok kötü ya (seneye karanfili deneyeceğim yeni öğrendim) hava çok güseldi, bulutları ve denizi izlemek, yürümek ve biras da alışveriş yapmak amacıyla karşıyaka'ya gittik. kendime saks mavisi desenleri olan bi etek ve üzerine siyah bi body aldım, acilen giymem lasım güsel bi yerlerde ;) aradan bi de nikah çıkarttık. o da ilkenin yüzme hocasının nikahıydı. ve şimdi evdeyim...
sen de mi Brütüs diosunus ama napiim ben de katıldım bu facebook çılgınlığına ve çok hoşuma gitti çoktandır görüşemediğim insanlara ulaşma şansım oldu, meğer ne geniş bi veri tabanı oluşmuş benim hbrim olmadan, nerdeyse kimi aradıysam buldum diyebilirim. Ümit'in bahsettiği hatebook da ilginç olmuş, neyseki şimdilik adım orada geçmio;)
aa bu arada size tavsiye edeceğim bi kitap var Ahmet Ümit'in "Beyoğlu Rapsodisi", genellikle polisiye romanlar okumak tarzım değildir ama doğduğum yerde geçen olaylar dizisi benim ilgimi çekti, oldukça sürükleyici bi roman...
bi de "uykusuz" dergisi bu aralar beni çok güldüren bi diğer olay, onu da şiddetle tavsiye edeceğim... servis beklerken fln da okuorum bazen, Hakan Gündüz'ü dinlerken de gülüorum bunu okurken de gülüorum , orda dikilip tek başına gülen insan benim işte...

Sade - Cherish The Day

20 Ekim 2007 Cumartesi

bööle bi yerde yürüyüş yapmak hiç de fena olmasdı...

19 Ekim 2007 Cuma



bugün radyoda bi şarkı dinledim eski sayılabilecek bi şarkı metin özülkü söölüyordu, adı aşk masalı, ama hiçbi yerde bulamıorum ne sözlerini ne de kendisini, artık buna kısmetmiş, bu klip de oldukça hoş sizlere bunu dinleteyim dedim...

16 Ekim 2007 Salı

sen mavi ben mavi...

Zamanın durduğu bir yerde uyandığında;
Yüreğinde serin, berrak bir duygu seli.
Mehtap doğmadan karanlığın sularına,
İçinde yanan özlemlerin sıcak ateşi...
Hasret kapılarından geç, duygu denizinde yıkan,
Gece sarsın bedenini, soğuk gölgelerde kurulan...
Yıldızları izle, hüznün kayığına bindiğinde,
En sevdiğin şarkıyı mırıldanan rüzgarı dinle.
Saçların uçuşarak gel masal kitaplarından,
Dudaklarında, bıraktığım günkü tebessüm.
Ve o tebessümde, çarpan kalbinin ritmi!
Çırılçıplak gel kollarıma mavi peri...
Ne korku, ne yalan, ne gri,
Ne de ölümün koyu kara rengi!
Yer mavi gök mavi...
Çocukluğumdaki bir hayal gecesinde gel,
Çok uzun yıllar sonra, yıllar öncesinden...
Seni bana boya, beni sana!
Bir çocuğun elinden, onun yüreğinden
Ki silinmesin hiç şiirlerin melodisi,
Zamanın akmadığı, gecenin bitmediği,
Gökyüzünün denize birleştiği yerde!
Sen mavi ben mavi...

Abacan Aşkısev Şenkal

15 Ekim 2007 Pazartesi

tatilden dönüş çok zor gelio insana hemen de alışmıştım ne de güseldi.
izmir buz gibi olmuş dondum bu akşam otogardan eve gelene kadar. ee kış yavaş yavaş gelio herhalde, ztn ben sıkılmıştım 6 ay yaz yetti arttı artık...
bayram tatilim dolu dolu geçti, uzun zmndır görmediğim tüm akrabaları, aile dostlarını gördüm, sohbet ettim, seviorum ben bayramları...

10 Ekim 2007 Çarşamba


benim tatilim bugünden başlıyor veee aileme dooru yola çıkıyorum birasdan, pazara kadar yokum sevgili okurlarım. bu nedenle şimdiden sizlerle bayramlaşmak istiyorum hepinize mutlu bayramlar, hoş zmnlar ve ii bi tatil diliorum. Tatlıları fasla kaçırmayın hatırlatmasını da yapmadan geçemeyeceğim. (tabi bu benim için de geçerli)
sevgiyle kalın...
keyfe bakın şundaki ;)

9 Ekim 2007 Salı



Gözlerimde samanyolu
Yağdı gözlerime doğru
Cinimin en son şarkısı
Bu ikimizin olsun bir ömür boyu

7 Ekim 2007 Pazar

Gel-Git


Yine kahve molasında okuduğum yine çok beğendiim ve sevgili okurlarımla paylaşmak istedim bi yazı. sanırım insan hasta olunca daha da duygusallaşıo, halbuki hiç de duygusal diilimdir ben alla alla nası olduysa;) Var mı bööle gel-gitler yaşayanınız???

Sabah koyu karanlık bir renge dönüyordu yüzünü bugün,
Güneş kendini göstermemek için saklanıyordu bi şeylerin ardına,
İnsanların saklandığı maskelerden edinmişti son zamanlarda...
Çok erken uyanmıştım günlerdir olduğu gibi,
Ve çoktan, alışmaya çalıştığım masamda yerimi almıştım,
Çayın tanıdık kokusu olsun istedim etrafta yine,
Ve demlenmeye bıraktım kendi halinde...
Gelenler, gidenler, gel-gitler yine ön sıralarda almıştı yerini,
Aynı diyalogla tüm gününü geçirebilirdin burada...
Rahatlığımın sebebi buydu belki de..
Ya da yabancı yüzlere alışmış olmamdı bu rahatlığı sağlayan,
Belki de yüzlerin yabancı gelmemesidir,bilmiyorum hala...
Huzurun çay ve balık kokusuyla demlendiği bir sahil kasabasıydı hayalim tam da...
İşte burası da böyle bi yerdi,
Hayat istemediklerimin yanında istediklerimi de veriyordu ara sıra...
Yaşamaya devam et diyordu bir ses sürekli kulaklarımda,
Ruhum da yaralarını sarmaya başlamıştı bu arada,
Benimle yeniden konuştuğunu ve kendini hatırlattığını dün fark ettim sonunda...
Sonu gelmeyen karmaşanın ortasında yorulduğunu anlatıyordu bana,
Dayanmalısın yine de diyordu,
Hep güçlü olmalısın, ayakta kalabilmeliyiz seninle bu savaşın sonunda,
Bende ki derin kesikleri düşünme sen, hallederim ben onları,
İnadına daha çok gülmelisin insanlara...
Sanırım biraz rahatlatmıştı beni bu konuşma,
Eskileri anımsatıyordu bana,
Demek hala orada bi yerlerdeydi aradığım her neyse...
Giderek yaklaşıyordum ona sanki
Ayrıldıklarımı da özlüyordum ama,
Kimse kırgın ya da kızgın olmamalıydı bana
Bilerek yaraladıklarım dışında...
Sonu gelmeyen şiirlerin sırrıydı bana göre sonu gelmeyen aşklar;
Ya da sonu gelmeyen aşklarla besleniyordu sonu gelmeyen şiirler...
Her geçen gün biraz daha yavaşlarken zaman,
Eskilerden kalan izlerle uğraşmaktan yorulduğum bir sabahtı işte bu sabah...
Ve işte lanet olası bir ses daha,alo buyurun ben esra...
Esra Özan

6 Ekim 2007 Cumartesi

Her harf 1,2,3 veya 4 harf ileri veya geri giderek kodlanmış ve asağıdaki şifre elde edilmiştir.

RÖNTGEN

Şifreyi çözerek sözcüğü bulunuz.

Örnek: PROVA =SONUÇ

Alfabemizin 29 harfini kullanarak altı karakterlik bir kod üreteceksiniz. Her harfin alfabetik değeri solundaki harften büyük olacak. Üç sessiz ya da üç sesli harf yanyana bulunmayacak. Bu koşullara uyan kaç adet kod üretebilirsiniz?
"Türkiye Zeka Vakfı OYUN dergisi"ne ait zeka testinden alınmıştır.

5 Ekim 2007 Cuma

hep benim mi basımda esecek kış yelleri
hep bu soğuk rüzgarlardan üşüyen ellerim mi olacak
ellerini tutuşumla bitecek tüm dertlerim
yok mu soğuk rüzgarlarda üşüyen ellerimden tutacak
uyku düşümüyor gecelerime
sen bunu düşünüyor musun
uyku düşümüyor gecelerime
üşüyorum üşüyor musun

4 Ekim 2007 Perşembe

ben çok hastayım bugün ya bademciklerim kocaaamannn olmuş, her tarafım ağrıo, nası düzelirim bilmiorum üffff:(

3 Ekim 2007 Çarşamba

Rod Steward and Queen Latifah - As time goes by



gecenin sessizliğinde tek başına dinlenen bi şarkı...

Bizim yaşam şartlarımısa uygun araba



Trakya Camın reklamı bu ara ilgimi çekiyor, oldukça orjinal olmuş...

2 Ekim 2007 Salı


mavi bir bela düşün...

içinde kır yeşili tonları barındıran,

okyanusları gözlerinden boşaltan mavi bir bela...

sen hep benim yapmak isteyip de,yapamadığım gibi,

yasasız, kuralsız yaşamalısın...

ve yerini almalısın seni bir zamanlarciddiye almayan asırlarda.

biriktirdiğin acılarla sende diğerleri gibi bir destan olmalısın...

o asırlar ki yeri geldiğinde sana büyük derse

sen de onlara alaylı gözlerle gülerek bakmalısın...

yani, mavi bir bela, okyanusta bir dalga olmalısın...

kimsenin umurunda olmadan buharlaşıp,şimşek alkışları içinde,

yıkılmış tabuların arasındanmavi- mavi sıyrılmalısın...

ve yeniden aydın okyanuslarda dalga-dalga bağırmalısın...

"filozofkarga"

güsel bi pazar gününde yeşilliklerin içinde gazetemi okuyup bi de deniz olsa die hayal ederken "sıcak mavi" dikkatimi çekti. bikaç gündür uzak kalmanın etkisiyle internetten, gelir gelmes nete girip o fotoğraf sergisini inceledim tavsiye ederim sıcak mavi için tıklayın