28 Eylül 2007 Cuma
26 Eylül 2007 Çarşamba
25 Eylül 2007 Salı
ağlamasam

23 Eylül 2007 Pazar
the magic is in the hole!!!
21 Eylül 2007 Cuma
20 Eylül 2007 Perşembe
sen boşver onları uç gönlünce,onların hiç kanatları olmadık ki
sen boşver onları uç kelebek gibi kendin gibi
onların ruhu böyle rengarenk değil saf ve tertemiz
dokunmasınlar kanatlarına dökülür ya pulların
unutma sen kelebeksin ben seni öyle sevdim
bir asi rüzgardım da kıyamadım dokunmaya
sen demiştin ya giderken,
ah kelebek seni hep seveceğim...
"Nev"in son albümünden hoş bi şarkı, gerçi biçok şarkısını beğendim dinlemenizi tavsiye ederim...
19 Eylül 2007 Çarşamba
Büyüklere Tekerleme
Hu huu
İstediğin geldi mi?
Geldi
Ne getirdi?
Yepyeni yasalar
Kime kime?
Sana bana
Daha kime?
AB-D'ye
AB-D nerede?
Irak'ta, Afganistan'da, Afrika'da
Irak, Afganistan, Afrika nerede?
Savaş içinde
Savaş nerede?
Parada, silahta, uyuşturucuda
Para, silah, uyuşturucu nerede?
Parası ve gücü olanın elinde
Güç ve para nerede?
Büyüklerin elinde
Büyükler nerede?
Küçüklerin dilinde
Küçükler nerede?
Baktığın heryerde
Ey Vatandaş
Hu huuu
Aklın sende,
Kalbin sende,
Paran sende,
Aç artık gözlerini de
Gör artık gerçekleri
Aslında herşey hep senin elinde.
18 Eylül 2007 Salı

15 Eylül 2007 Cumartesi
Nefret nedir? İnsan neden nefret eder? Nasıl bir duygudur nefret etmek ya da tanımlana bilir mi? Birşeylerden nefret etmek insana ne kazandırır? Aslında ben nefret etmek kelimesinden pek bir şey anlamıyorum. Herşeye bir gün alışır insan ve isterse herşeyi sevebilir ama gereksiz yere can alan birini sevemez mesela. Hiç sevmemek midir nefret? hayır cevap bu da değil. Aşırı öfkemidir? Hiç sanmıyorum nefretin tam karşılığı bu da olamaz.;peki bana yardımcı olabilir misiniz nefret denilen şey nedir? Çünkü ben hayatımda hiç bir şeyden nefret etmedim. Herşeyin bir sebep sonuç ilişkisi olduğunu düşündüm sadece.Bazen çok kızdığımda kullandım bu kelimeyi, bazen de canım çok yandığında ama nefret etmek inanın bana çok ağır bir kelime olarak geliyor. Affedilemeyecek şey yoktur ve hiç bir öfke ömür boyu süremez. O zaman neden birşeylerden nefret ediliyor?
"İki dudağının arasına" insan nasıl sığdırabiliyor bu nefreti, ya da o kalbine!!!
Sonbahar Rüzgarları...

12 Eylül 2007 Çarşamba
Her kahve aynı tadı taşımaz... Nerede içiyorsan, kiminle içiyorsan ona göre degişir...
Bir pazar öğle sonrası annenin "hadi bir kahve yap da içelim" dediği kahve huzurludur... Köpükler annenin göz bebeklerine yansır... Dudağının kıyısında kalan küçük bir gülümsemedir...
Sahilde oturduğun rüzgarlı bir sonbahar günü, en sevdiğin dostun ağlarken içtigin kahvenin tadı kederlidir... Kahve telvesine yüreginin acısı karışır.
Bir gece vakti zil zurna sarhoş birinin içtiği kahve düşülen kuyudan çıkma cabasıdır... Koyu kıvamlı kahverengi bir ipe tutunur çıkarsın ... çıktığın an uyuyakalırsın... ferahlıktır!!!
Dostlarla içilen kahve neşedir... Kahkahalar köpüklerin üzerinde yüzer.
Tek başına gece vakti balkonda içtiğin kahve yalnızlıktır...Acıdır tadı... Ama garip de bir keyf, lezzeti vardır...
Baban için yaptığın kahve sevgi doludur... çay bardağında, az şekerli...Kahve gibi görünmez sana... Ama sıcaktır dumanı tüter ve kokusu büyülüdür...
Beklemediğin bir anda sana uzatılan kahve baskadır... Isıtır insanın...içini.
Kahve aynı kahvedir belki... köpüğüyle, rengiyle, dumanıyla aynı kahvedir ama içilen kahveler ruhunun süzgecinden geçer ve tadları değişir..
Her kahve aynı değildir bu yüzden..
Yorgun olduğunda içtigin kahve hafifletir seni... Kendine getirir, unutturur günün ağırlığınıBen de sizleri sevgiyle pişirilen bir kahve içmeye davet ediyorum. akşam, öğle öncesi, sonrası ya da gece kahvesi. ne zaman isterseniz.
Dostlukla yudumlayacağımız bir kahve molası vermeye ne dersiniz???
Sizin kahveniz nasıl olsun ???
Her Rüzgar Savuracak Bir Toz Bulur,
11 Eylül 2007 Salı
Dalga sesleri...

Haykıran dalga seslerini dinlerken,
Abacan Aşkısev Şenkal
Bir otobüse kaç golf topu sığar?
Bozuk para boyutuna ininceye kadar sıkıştırıldınız ve kütleniz orantısal yoğunluğunuzu koruyacağınız kadar ufaldı. Ardından bir kıyıcı (blender) içine atıldınız ve 60 saniye içinde çalışmaya başlayacak. Ne yapardınız?
Veritabanının ne anlama geldiğini sekiz yaşındaki kuzeninizin anlayacağı bir şekilde açıklayın.
Saatin akrep ve yelkovanı günde kaç kere üst üste gelir?
A noktasından B noktasına ulaşman gerek ama başaracağın kesin değil. Ne yaparsın?
Dolabında o kadar çok tişört var ki seçmekte zorlanıyorsun. Daha kolay seçim yapmak için ne yaparsın?
Bir köyde her 100 evli çiftin birinde koca, karıyı aldatıyor. Her kadın kendi kocası dışında hangi erkeğin aldattığını biliyor. Köyde zina yasak ve kadına kocasının aldattığını ispatladığı anda öldürme yetkisi veriyor. Hiçbir kadın bu kurala karşı koyamıyor. Bir gün kraliçe köyü ziyaret ediyor ve en azından bir erkeğin zina yaptığını söylüyor. Ne olur?
Hep erkek çocuk istenen bir köyde aileler erkek çocuk doğuncaya kadar doğurmaya devam ediyor. Erkek doğarsa da artık çocuk yapmıyor. Bu köyde kızların erkeklere oranı ne olabilir?
Bir otoyolda 30 dakika içinde bir araca rastlama oranı yüzde 0,95 ise 10 dakikada rastlama oranı nedir?
Kolundaki saat 03:15. Akrep ve yelkovanın açısı kaçtır? (Sıfır değil!)
Dört kişi gece karanlığında bir ip köprüden geçmek zorunda. Ancak sadece bir el fenerleri var ve içindeki pil 17 dakika yetecek. Köprü aynı anda iki kişiden fazla taşıyacak kadar sağlam değil ve el feneri olmadan geçmek için çok tehlikeli. Her kampçının geçiş hızı da farklı. Bir 1 dakikada, diğeri 2 dakikada, diğeri 5 ve en yavaşı 10 dakikada geçebiliyor. Nasıl olur?
Bir partidesin. Sen ve arkadaşınla birlikte 10 kişi var. Arkadaşın seninle aynı gün doğmuş her kişi için 1 dolar vermek üzere bahse giriyor. Ama bulamadıkların için de 2 dolar alacağını söylüyor. Bu bahse girer miydin?
Dünyada kaç piyano akortçusu var?
Aynı boyda sekiz topun var. Hepsi aynı ağırlıkta ancak bir tanesi biraz daha ağır. Bir terazide sadece iki defa tartarak hangi topun daha ağır olduğunu nasıl bulabilirsin?
5'ten 1'e doğru azalan rütbelerle beş korsanın var. En rütbeli korsan toplam 100 altının nasıl bölüşüleceğine karar verme hakkına sahip. Ancak diğerleri de onun kararına oy veriyor ve yarısından azından oy alırsa öldürülüyor. Kendi payını en fazla tutup hayatta kalması için nasıl bir paylaşım yapmalı? (İpucu: Korsanlardan biri altının yüzde 98'ini alır)
9 Eylül 2007 Pazar
DENİZCİ SANATÇIYA

8 Eylül 2007 Cumartesi
Güven...


Yine sonbahar
Yine yağmurlu akşamlar
Yine sensiz o parklar
Yine bomboş ıslak sokaklar
Ardımızda yıllar
Güne sarılmış, düne bağlanmış
Arzular
Bize küskün anılar
Yine aramızda çaresiz
Tükenmez yasaklar
Yoksun sen
Esen rüzgarlarda
Ezilmiş çiçekler kaldırımlarda
Yalnızlık şimdi kollarımda
Sensiz yürüyoruz biz bulutlara
Belki biz seneler sonra
Belki de ömür boyunca
Yazık çok zaman geçti
Başka sonbahar yok asla
7 Eylül 2007 Cuma
Askıda Kahve
İtalyada Venedikin kenar mahallelerinden birinde, bir Cafe-Barda, espressolarımızı içiyorduk. İçeri giren müşterilerden biri barmene, "iki kahve, biri askıda!" dedi; iki kahve parası verdi, bir kahve içip gitti. Barmen de duvar üzerinde asılı duran çiviye bir küçük kağıt astı. Biraz sonra içeri iki kişi girdi. Onlar da "Üç kahve, . biri askıda" dediler; Üç kahve parası verdiler ve iki kahve içtikten sonra gittiler. Bermen "askı"ya yine bir küçük kağıt astı. Bunun gün boyu böyle sürdüğü anlaşılıyordu. Bir süre sonra kahveye, üstü başı biraz eski-püskü, belli ki yoksul bir kişi girdi ve Barmene "Askıdan bir kahve!" dedi. Barmen hemen bir kahve hazırladı ve yeni müşterinin önüne koydu. Yoksul kişi, kahvesini içtikten sonra para ödemeden çıktı, gitti. Barmense, duvardaki askıya taktığı kağıtlardan birini kopardı, parçalayıp çöp kutusuna attı. Bu günün sonunda, gözlerimizi yaşartan bir "İtalyan toplumsal terbiyesi" öğrendik: Bir Venedikli için yaşamsal olmasa da, kahve, günlük yaşamda önemli bir yer tutmaktadır. Kahve içecek kadar parası olmayan kişilere yardım edebilecek düzeydeki kişiler, bir kahve parası daha ödüyorlar. Yardım ettiği kişiyi görmedikleri için bu kişiler de daha mutlu oluyorlar; kimden geldiğini bilmedikleri bu ikramı kabul edenler de daha huzurlu! Yardım eden ile alan arasında, bu cafe-bardaki garson gibi köprü görevi yapan kişilerinse, güleryüzlü ve sevgi dolu olmaları gerekiyor. İçeri giren yoksul bir kişinin "Bana askıda kahve var mı?" diye sormasına gerek bırakmamak için, askıda kahve olduğunu belirten kağıt parçalarını kolaylıkla görülebilen bir yere asmaksa, bu olgunun zarif bir bölümü...
5 Eylül 2007 Çarşamba
3 Eylül 2007 Pazartesi








